Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22765 K.2012/16360
Özet: Uyuşmazlık, sanığın vergi usul kanununa muhalefet suçundan dolayı tebligat ve infaz süreçlerinin usulsüzlüğü üzerine temyiz başvurusu yapmasıdır. Mahkeme, tebligatın hatalı olduğunu kabul ederek temyiz itirazını reddetti ve mahkumiyet kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
22.10.2009 günlü oturumda yoklukta verilen kararın, yeni adres araştırması yapılmadan, daha önce tebligat yapılamamış olan eski adrese Tebligat Yasasının 35. maddesine göre 31.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı gibi infaza başlandığında da tebliğ edilmediği ve CMK.nun 34/2 ve 232/6. maddelerine uygun biçimde kanun yollarına başvurma şekli ve sürenin başlangıcının hüküm fıkrasında tereddüte yer vermeyecek biçimde gösterilmediğinden, sanığın Ankara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği 06.01.2011 tarihli dilekçe ile yaptığı temyizinin süresinde olduğunun kabulüyle temyiz isteminin reddine ilişkin 26.01.2011 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Farklı vergi kimlik numaraları ile tesis ettirilen mükellefiyetler nedeniyle işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı, 15.02.2007 gün ve 2007/48-21 sayılı iddianamenin düzenlenmesinden sonra 16 Eylül 2009 tarih ve 12966 sayılı “mütalaa” yazısı ekinde gönderilen ve 28.07.2009 gün, VDENR-2009-1606-84 sayılı Kaçakçılık Suçu Raporuna konu eylemin, “Ağaç Mobilya Toptan Satışı” işi nedeniyle Muhammet Karagüzel Vergi Dairesi Müdürlüğünün 857 012 7023 vergi kimlik numaralı mükellefiyeti ile ilgili olması nedeniyle iddianamede belirtilen eylemlerden farklı olduğu anlaşılmakla, bu rapora konu suç nedeniyle mahalli Cumhuriyet savcılığınca her zaman işlem yapılması mümkün görülmüş; iddianame ve dosya kapsamına göre sanık hakkındaki hükmün ... Et ve Tavuk Pazarlama İnşaat Taahhüt Turizm Limited Şirketi'ne yönelik olduğu kabul edilmiş ve teselsül hükmünün uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden, anılan maddenin 1/c bendindeki diğer haklardan da koşulla salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili hüküm fıkrasının 1 ve 2. bentlerindeki bölümler karardan çıkarılarak yerlerine “TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
22.10.2009 günlü oturumda yoklukta verilen kararın, yeni adres araştırması yapılmadan, daha önce tebligat yapılamamış olan eski adrese Tebligat Yasasının 35. maddesine göre 31.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı gibi infaza başlandığında da tebliğ edilmediği ve CMK.nun 34/2 ve 232/6. maddelerine uygun biçimde kanun yollarına başvurma şekli ve sürenin başlangıcının hüküm fıkrasında tereddüte yer vermeyecek biçimde gösterilmediğinden, sanığın Ankara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği 06.01.2011 tarihli dilekçe ile yaptığı temyizinin süresinde olduğunun kabulüyle temyiz isteminin reddine ilişkin 26.01.2011 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Farklı vergi kimlik numaraları ile tesis ettirilen mükellefiyetler nedeniyle işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı, 15.02.2007 gün ve 2007/48-21 sayılı iddianamenin düzenlenmesinden sonra 16 Eylül 2009 tarih ve 12966 sayılı “mütalaa” yazısı ekinde gönderilen ve 28.07.2009 gün, VDENR-2009-1606-84 sayılı Kaçakçılık Suçu Raporuna konu eylemin, “Ağaç Mobilya Toptan Satışı” işi nedeniyle Muhammet Karagüzel Vergi Dairesi Müdürlüğünün 857 012 7023 vergi kimlik numaralı mükellefiyeti ile ilgili olması nedeniyle iddianamede belirtilen eylemlerden farklı olduğu anlaşılmakla, bu rapora konu suç nedeniyle mahalli Cumhuriyet savcılığınca her zaman işlem yapılması mümkün görülmüş; iddianame ve dosya kapsamına göre sanık hakkındaki hükmün ... Et ve Tavuk Pazarlama İnşaat Taahhüt Turizm Limited Şirketi'ne yönelik olduğu kabul edilmiş ve teselsül hükmünün uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden, anılan maddenin 1/c bendindeki diğer haklardan da koşulla salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili hüküm fıkrasının 1 ve 2. bentlerindeki bölümler karardan çıkarılarak yerlerine “TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.