Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22635 K.2014/5514
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan kamu davalarıdır; mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek bu suçlamaların yetersiz delil dayandığını belirlemiş ve ilgili beraat kararlarını iptal ederek davaları düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Her ne kadar hüküm kısmında, beraat kararına konu suçlar her bir sanık yönünden ayrı ayrı belirtilmemiş ise de, sanık ... hakkında 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından kamu davası açıldığı görülmekle, bu sanık hakkındaki hükmün de bu suçlara yönelik olduğu kabulüyle yapılan incelemede;
1- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik araştırma yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'görevi kötüye kullanmak', sanık ... hakkında ise 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...'a yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'görevi kötüye kullanmak', sanık ...'na yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında belirtilen suçlardan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Katılan vekilinin, sanık ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık', 'görevi kötüye kullanmak' ve 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın, UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen 22.03.2014 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 07.02.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Her ne kadar hüküm kısmında, beraat kararına konu suçlar her bir sanık yönünden ayrı ayrı belirtilmemiş ise de, sanık ... hakkında 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından kamu davası açıldığı görülmekle, bu sanık hakkındaki hükmün de bu suçlara yönelik olduğu kabulüyle yapılan incelemede;
1- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik araştırma yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'görevi kötüye kullanmak', sanık ... hakkında ise 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...'a yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'görevi kötüye kullanmak', sanık ...'na yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında belirtilen suçlardan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Katılan vekilinin, sanık ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık', 'görevi kötüye kullanmak' ve 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın, UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen 22.03.2014 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 07.02.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.