‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/224 K.2012/3460

Esas No: 2012/224 · Karar No: 2012/3460 · Karar Tarihi: 14.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte vergi alındı makbuzu ve sahte vekaletname kullanarak araç satış sözleşmesi düzenlemesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan oluşur; Mahkeme, sanığı 5237 sayılı yasanın ilgili maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Sanığın, 5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 62/1 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına

1-25.05.2005 günlü iddianamede oto alım-satım işi ile iştigal eden sanığın şikayetçi ...’ya sattığı araç için trafik takipçiliği yapan diğer şikayetçi ...’ya vekalet vermesini isteyip, şikayetçinin adı geçene vekalet vermesinden sonra sanığın satılan aracın vergi borcunun yatırılmadığı halde 21.12.2001 tarihli sahte vergi alındı makbuzu ile Bakırköy Noterliği’nin 16.12.2001 gün ve 28449 yevmiye nolu tamamen sahte araç satış sözleşmesini düzenleyerek şikayetçi ...’ya verip sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunmasına, sanığın 09.11.2006 gün ve 28.03.2008 günlü savunmalarında sattığı aracın trafik işlemlerini takip etmesi için şikayetçiyi Güngören de faaliyet gösteren ...’ın müstecirliğini yaptığı...isimli trafik takipçiliğine yönlendirdiğini, Üsküdarda faaliyet gösteren diğer şikayetçi ...’yı tanımadığını ve bu takipçiye yönlendirmesi olmadığını savunmasına, 29.04.2009 tarihli müşteki sıfatıyla savcılıkta alınan ifadesinde de aynı yönde iddialarda bulunmasına, şikayetçi ...’nın ise 15.09.2003 tarihli savcılık ifadesinde sanığın yönlendirmesi ile Üsküdarda faaliyet gösteren diğer şikayetçi ...’nın işleticisi olduğu ...’in sahibi olan adı geçene vekalet verdiğini, tescil işlemlerini vekalet verdiği trafik takipçilerinin yaptırdığını beyan etmesine karşın ...’nın aşamalarda sanığı ve şikayetçi ...’yı tanımadığını, tescil işlemlerinin kendileri tarafından yapılmadığını beyan etmesine, dosya arasında şikayetçi ...’nın ... ve diğerlerine verdiği Bakırköy 10. Noterliği tarafından düzenlenen 03.08.2001 gün ve 21780 yevmiye nolu sahteliği iddia olunmayan vekaletnamenin bulunmasına, sanık müdafiinin 08.06.2007 günlü beyanında trafik tescil işlemlerinin şikayetçi ...’nın eşi ... tarafından... takipçiliğine yaptırıldığı beyan etmesine, adı geçenin ve ...’ın soruşturma/kovuşturma aşamalarında dinlenmediğinin ve hiçbir araştırma yapılmadığının anlaşılmasına göre, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini bakımından; öncelikle şikayetçi ... ve eşi ...’dan... yetkilisi ...’a bir başka vekalet verip vermedikleri, trafik işlemlerinin hangi trafik takipçisi tarafından yapıldığı yönündeki bilgilerine başvurulup, Güngören’de... isimli iş takipçisi bulunup bulunmadığı,
... ve/veya ...’nın ya da çalışanlarının yapılan işlemlerde sorumluluğu bulunup bulunmadığı belirlenip, şikayetçi ... ve eşi...ile sorumlular yüzleştirilip, gerektiğinde sahte vekaletnamedeki ...’ya atfen atılan imzanın kimin eli ürünü olduğu araştırılıp, faili belirlendikten sonra, aracın vergi borcu ödenmediği halde ödendiğine ilişkin sahte vergi alındı makbuzu ve sahte vekaletname ile tescil işleminin gerçekleştirildiği de nazara alınıp aslı ele geçmese de devir ve tescil işlemi ve sahte vekaletnamenin düzenlenmesi sırasında dosya arasında fotokopisi mevcut tamamen sahte 21.12.2001 tarihli vergi dairesi alındı makbuzu kullanılması nedeniyle şikayetçiye anılan belgenin farklı tarihte ibraz edilip edilmediği ya da trafik idaresine sahte vekaletname ekinde ibraz ile kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, değişik yer ve zamanda düzenlenip kullanıldığının belirlenememesi halinde ise aynı araca ait birden fazla sahte belge düzenlenip kullanılması nedeniyle belge sayısı nazara alınarak alt sınırdan ayrılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Uygulamaya göre de:
Lehe yasa değerlendirmesinin hükmün gerekçe bölümünde yapılması gerekirken hüküm fıkrasında yapılarak infaz aşamasında karışıklığa neden olunması ve sanığın 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?