Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22300 K.2012/20207
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahtecilik suçundan dolayı Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 14.07.2008 tarihli hüküm ve bu hükmün temyizinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine yapılan inceleme sürecine ilişkin olup, suçun tarihi ve delillerin eksikliği gibi hususları içerir. Mahkeme, 05.12.2011 tarihli onama kararının iptalini, suç tarihinin 08.11.2000 olarak düzeltilmesini ve sanığın temyiz itirazlarının reddedilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkumiyetine ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.07.2008 tarihli hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 05.12.2011 gün ve 2008/17657 Esas-2012/22741 sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı itiraz üzerine 05.07.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 308. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.07.2012 gün sayılı yazısı ile dosya dairemize gönderilmekle gereği görüşüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2012 gün ve 2008203192 sayılı itirazının, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 308/3. madde ve fıkrası gereğince kabulüyle Dairemizin 05.12.2011 gün ve 2008/17657 Esas-2012/22741 sayılı onama kararının iptaline;
Katılan idarenin suç duyurusunda bulunduğu 12.06.2002 tarihi, gerekçeli karara suç tarihi olarak yazılmış ise de, suç tarihinin gümrük giriş beyannamesinin düzenlendiği 08.11.2000 tarihi olduğundan, mahallinde 08.11.2000 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.06.2011 gün, 2011/6-94 esas, 2011/133 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Dairemizin 05.12.2011 tarihli onama kararı ile bu kararın iptali tarihi arasında geçen sürenin, zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağının kabulüyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-) Davanın dayanağını oluşturan Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 17.05.2002 gün ve 2/3/1 sayılı soruşturma raporunun, fiilin tespitine ilişkin maddi delilleri içeren bölümleri de içerecek şekilde sanık ile ilgili bölümlerin onaylı örneğinin denetime olanak verecek biçimde dosya içerinde bulundurulmaması,
2-) 08 Kasım 2000 tarihli gümrük giriş beyannamesi ile sanık adına ithali gerçekleştirilen suça konu aracın, sanıktan önceki malik ya da maliklerinin kim ya da kimler olduğunun, sanık tarafından hangi tarihte satın alınıp adına tescil işlemlerinin yapıldığının, Kırgızistan Cumhuriyeti Trafik Dairesinden sorularak, sanık adına tesciline ilişkin belgelerin onaylı örneğinin temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini,
3-) Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmebilmesi için anılan maddenin 6/c fıkrasındaki “suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir” hükmündeki uygulama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilirken, giderilmesi aranılan zararın, suçun işlenmesi ile doğrudan doğruya oluşan zarar niteliğinde olması, suçun işlenmesi dolayısıyla oluşan zararların giderilmemiş olmasının, CMK.nun 231. maddesine göre giderilmesinin aranılamayacağı somut olayda, sahte sahiplik belgesi ile bedelsiz ithalat rejiminden yararlanarak otomobil ithal etmek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verdiği iddia ve kabul olunan sanığın bu eylemi nedeniyle oluşan zararın, kaçakçılık suçu yönünden doğrudan doğruya oluşan zarar, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise dolayısıyla oluşan zarar niteliğinde olduğundan, “oluşan vergi kaybının (kamu zararının) giderilmemesi nedeniyle CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulüyle ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2012 gün ve 2008203192 sayılı itirazının, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 308/3. madde ve fıkrası gereğince kabulüyle Dairemizin 05.12.2011 gün ve 2008/17657 Esas-2012/22741 sayılı onama kararının iptaline;
Katılan idarenin suç duyurusunda bulunduğu 12.06.2002 tarihi, gerekçeli karara suç tarihi olarak yazılmış ise de, suç tarihinin gümrük giriş beyannamesinin düzenlendiği 08.11.2000 tarihi olduğundan, mahallinde 08.11.2000 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.06.2011 gün, 2011/6-94 esas, 2011/133 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Dairemizin 05.12.2011 tarihli onama kararı ile bu kararın iptali tarihi arasında geçen sürenin, zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağının kabulüyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-) Davanın dayanağını oluşturan Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 17.05.2002 gün ve 2/3/1 sayılı soruşturma raporunun, fiilin tespitine ilişkin maddi delilleri içeren bölümleri de içerecek şekilde sanık ile ilgili bölümlerin onaylı örneğinin denetime olanak verecek biçimde dosya içerinde bulundurulmaması,
2-) 08 Kasım 2000 tarihli gümrük giriş beyannamesi ile sanık adına ithali gerçekleştirilen suça konu aracın, sanıktan önceki malik ya da maliklerinin kim ya da kimler olduğunun, sanık tarafından hangi tarihte satın alınıp adına tescil işlemlerinin yapıldığının, Kırgızistan Cumhuriyeti Trafik Dairesinden sorularak, sanık adına tesciline ilişkin belgelerin onaylı örneğinin temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini,
3-) Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmebilmesi için anılan maddenin 6/c fıkrasındaki “suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir” hükmündeki uygulama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilirken, giderilmesi aranılan zararın, suçun işlenmesi ile doğrudan doğruya oluşan zarar niteliğinde olması, suçun işlenmesi dolayısıyla oluşan zararların giderilmemiş olmasının, CMK.nun 231. maddesine göre giderilmesinin aranılamayacağı somut olayda, sahte sahiplik belgesi ile bedelsiz ithalat rejiminden yararlanarak otomobil ithal etmek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verdiği iddia ve kabul olunan sanığın bu eylemi nedeniyle oluşan zararın, kaçakçılık suçu yönünden doğrudan doğruya oluşan zarar, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise dolayısıyla oluşan zarar niteliğinde olduğundan, “oluşan vergi kaybının (kamu zararının) giderilmemesi nedeniyle CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulüyle ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.