Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22154 K.2013/10808
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak suçlarından mahkumiyetine yönelik temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, bu temyiz itirazlarını reddederek sanıkları hâlâ aynı suçlar için mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
I-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen " dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 saylıı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin resmi belgede sahtecilik sanık ... müdafiinin resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içersinde hareket ederek, Merkez Bankasında döviz hesabı bulunduğunu öğrendikleri şikayetçiyi dolandırmak amacıyla sanık ... adına sahte ... kimliğini temin edip, ...'u alacaklı, şikayetçiyi borçlu gösterdikleri suça konu senedi düzenleyip gene sahte ... kimliği ile Altındağ 4. Noterliğince düzenlenen genel vekaletname ile Av....'in vekil tayin edildiği, sanık ...'in ... vekili sıfatıyla suça konu sahte senedi icra takibine koyduğu, şikayetçi-borçlunun yanlış bildirilen adresine ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilip takibin kesinleştirilmesi üzerine de şikayetçinin Merkez Bankasındaki döviz hesabına haciz koydurularak alacağı tahsil ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemlerin kül halinde 765 sayılı TCK'nun 342/2. 80(5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1.) maddelerinde öngörülen zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu ve sanık ...'ın eylemlere olayın başından itibaren doğrudan asli maddi fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık ... hakkında 21.08.2003 gün 2003/1 no.lu iddianame ile sahte olarak düzenlendiğini bildiği senedi icraya koyup bedelini tahsil ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; eylemin sadece resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nun 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında; sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçuna ilişkin, bu yasal düzenlemenin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca da sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
I-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen " dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 saylıı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin resmi belgede sahtecilik sanık ... müdafiinin resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içersinde hareket ederek, Merkez Bankasında döviz hesabı bulunduğunu öğrendikleri şikayetçiyi dolandırmak amacıyla sanık ... adına sahte ... kimliğini temin edip, ...'u alacaklı, şikayetçiyi borçlu gösterdikleri suça konu senedi düzenleyip gene sahte ... kimliği ile Altındağ 4. Noterliğince düzenlenen genel vekaletname ile Av....'in vekil tayin edildiği, sanık ...'in ... vekili sıfatıyla suça konu sahte senedi icra takibine koyduğu, şikayetçi-borçlunun yanlış bildirilen adresine ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilip takibin kesinleştirilmesi üzerine de şikayetçinin Merkez Bankasındaki döviz hesabına haciz koydurularak alacağı tahsil ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemlerin kül halinde 765 sayılı TCK'nun 342/2. 80(5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1.) maddelerinde öngörülen zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu ve sanık ...'ın eylemlere olayın başından itibaren doğrudan asli maddi fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık ... hakkında 21.08.2003 gün 2003/1 no.lu iddianame ile sahte olarak düzenlendiğini bildiği senedi icraya koyup bedelini tahsil ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; eylemin sadece resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nun 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında; sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçuna ilişkin, bu yasal düzenlemenin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca da sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.