Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22149 K.2013/10402
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat veya mahkümiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, delillerin yetersizliğini kabul ederek bazı beraat kararlarını onaylarken, zamanaşımı nedeniyle diğer sanıkların mahkumiyet kararlarını bozarak kamu davasını düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: ...: Beraat
I-Sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine dair hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...'in dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.11.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılanlar vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti esnasında her iki yasa uyarınca temel cezaların asgari hadden tayini durumunda ceza süreleri eşit ise de; 5237 sayılı TCK.nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanma nedeniyle anılan Yasanın sanık aleyhine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: ...: Beraat
I-Sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine dair hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...'in dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.11.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılanlar vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti esnasında her iki yasa uyarınca temel cezaların asgari hadden tayini durumunda ceza süreleri eşit ise de; 5237 sayılı TCK.nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanma nedeniyle anılan Yasanın sanık aleyhine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.