Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/21797 K.2013/7808
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
I- Katılan vekilinin, "dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Katılan vekilinin, "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizine gelince;
Sanığın, katılandan yaptığı alışveriş karşılığı verdiği çekin sahte olduğu iddiasından ibaret olayda; keşideci ...'in, suça konu çekin de içinde bulunduğu çok sayıda çekinin boş olarak 05.07.2004 tarihinde çalındığına dair bildirimde bulunduğu, sanık savunmasında 'suça konu çeki, mutfak malzemesi sattığı ... isimli kişiden cirosuz aldım, alışverişe dair fatura ve belgelerim var" demesine rağmen, herhangi bir belge ibraz etmediği gibi çekin kendi adına düzenlendiği ve ilk ciranta olarak da imzaladığı, ... ile aralarında ticari ilişki bulunsa bile bu kişinin, bir başkasına ait çeki kullanırken ciro etmesi gerektiğinden, sanığın sonradan bulamadığı ve açık kimliğini bildiremediği ...'den, sattığını iddia ettiği malların bedeli olarak başkasına ait çeki cirosuz almasının ticari hayatın gereklerine uygun bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın sabit olan sahte resmi belgeyi kullanmak suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatıne karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
I- Katılan vekilinin, "dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Katılan vekilinin, "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizine gelince;
Sanığın, katılandan yaptığı alışveriş karşılığı verdiği çekin sahte olduğu iddiasından ibaret olayda; keşideci ...'in, suça konu çekin de içinde bulunduğu çok sayıda çekinin boş olarak 05.07.2004 tarihinde çalındığına dair bildirimde bulunduğu, sanık savunmasında 'suça konu çeki, mutfak malzemesi sattığı ... isimli kişiden cirosuz aldım, alışverişe dair fatura ve belgelerim var" demesine rağmen, herhangi bir belge ibraz etmediği gibi çekin kendi adına düzenlendiği ve ilk ciranta olarak da imzaladığı, ... ile aralarında ticari ilişki bulunsa bile bu kişinin, bir başkasına ait çeki kullanırken ciro etmesi gerektiğinden, sanığın sonradan bulamadığı ve açık kimliğini bildiremediği ...'den, sattığını iddia ettiği malların bedeli olarak başkasına ait çeki cirosuz almasının ticari hayatın gereklerine uygun bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın sabit olan sahte resmi belgeyi kullanmak suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatıne karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.