Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/21619 K.2013/7802
Özet: Uyuşmazlık, sanığın işyerindeki POS cihazını kullanarak gerçek kişilere ait kredi kartı bilgilerinden mail order işlemleri yapıp haksız yarar elde etmesiyle dolandırıcılık suçundan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sanığı beraat ettirmiş ve temyiz taleplerini reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
l-) Gerçek kişi olan müşteki ve mağdurlara ait kredi kartı bilgilerinin bir şekilde ele geçirilip, sanık ...'ün işyerinde bulunan POS cihazından, gerçekte herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde yapılmış gibi mail order yöntemiyle işlem yapılmasından ibaret olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2011 gün ve 2011-166 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5464 sayılı Yasanın 3/e. maddesindeki kredi kartı tanımında “…fiziki varlığı bulunmayan kart numarası”nın da kredi kartı gibi değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla kart bilgileri kullanılarak suçun işlenmesi halinde eylemin TCK’nun 245/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, bu suçun mağdurunun gerçek kişi olan kredi kartı hesap sahiplerinin olduğu, sanık ... ile üye işyeri sözleşmesi imzalayarak POS cihazını bağlayan şikayetçi Garanti Bankası A.Ş, mail order işlemine aracılık ederek, haksız yararın elde edilmesini sağladığı olayda, adı geçen bankanın suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığından, verilen katılma kararı hukuken yok hükmünde olup temyize hakkı bulunmadığı cihetle, T. Garanti Bankası A.Ş adına vekilinin vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılan ... vekilinin, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin sanığın hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ... vekilinin, bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün ONANMASINA,
3-) Katılan ... vekilinin, sanık ...'ün beraatine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Reklam ajansı sahibi olan sanığın işyerinden, 28.09.2006 günü saat 15.55'den 16.28'e kadar (33 dakikada) gerçek kişilere ait olan 18 ayrı kredi kartı bilgileri kullanılarak, mail order yöntemi ile 18.486 TL paranın sanık ...'ün hesabına geçirilmesinin sağlandığı, banka komisyonu kesildikten sonra geriye kalan 17.191 TL'nin 29.09.2006 tarihinde adı geçen sanık tarafından bankadan çekildiğinin anlaşılması karşısında, uzun yıllar ticari faaliyette bulunan ve 22.03.2006 tarihinden beri de mail order sistemini kullanan sanığın, kim olduğunu bilmediği kişi ya da kişilere işyerindeki POS cihazını kullandırması, ertesi günü hesabına geçen parayı tamamen çekip, beyanına göre herhangi bir belge olmaksızın bu kişilere vermesi, sanık ...'in bu kişilere 20.000 TL'lik reklam işi yapacağını, kredi kartları ile yapılan işlemlerin de bunun karşılığı olduğunu savunmasına rağmen, aralarında böyle bir iş yapılacağına dair herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı gibi ifadelerin bir kısmında, kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerin POS cihazından kredi kartları ile slip ürettiklerinden bahsedilmesine rağmen, tüm işlemlerin mail order yöntemiyle yapılmış olduğu anlaşılmakla, sanığın, işyerinde bulunan POS cihazını kullandırmak ve haksız işlemler sonucu hesabına geçen parayı tamamen çekip beyanında bahsettiği kişilere vermek suretiyle, işlenen suça doğrudan doğruya iştirak ettiği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
l-) Gerçek kişi olan müşteki ve mağdurlara ait kredi kartı bilgilerinin bir şekilde ele geçirilip, sanık ...'ün işyerinde bulunan POS cihazından, gerçekte herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde yapılmış gibi mail order yöntemiyle işlem yapılmasından ibaret olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2011 gün ve 2011-166 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5464 sayılı Yasanın 3/e. maddesindeki kredi kartı tanımında “…fiziki varlığı bulunmayan kart numarası”nın da kredi kartı gibi değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla kart bilgileri kullanılarak suçun işlenmesi halinde eylemin TCK’nun 245/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, bu suçun mağdurunun gerçek kişi olan kredi kartı hesap sahiplerinin olduğu, sanık ... ile üye işyeri sözleşmesi imzalayarak POS cihazını bağlayan şikayetçi Garanti Bankası A.Ş, mail order işlemine aracılık ederek, haksız yararın elde edilmesini sağladığı olayda, adı geçen bankanın suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığından, verilen katılma kararı hukuken yok hükmünde olup temyize hakkı bulunmadığı cihetle, T. Garanti Bankası A.Ş adına vekilinin vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılan ... vekilinin, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin sanığın hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ... vekilinin, bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün ONANMASINA,
3-) Katılan ... vekilinin, sanık ...'ün beraatine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Reklam ajansı sahibi olan sanığın işyerinden, 28.09.2006 günü saat 15.55'den 16.28'e kadar (33 dakikada) gerçek kişilere ait olan 18 ayrı kredi kartı bilgileri kullanılarak, mail order yöntemi ile 18.486 TL paranın sanık ...'ün hesabına geçirilmesinin sağlandığı, banka komisyonu kesildikten sonra geriye kalan 17.191 TL'nin 29.09.2006 tarihinde adı geçen sanık tarafından bankadan çekildiğinin anlaşılması karşısında, uzun yıllar ticari faaliyette bulunan ve 22.03.2006 tarihinden beri de mail order sistemini kullanan sanığın, kim olduğunu bilmediği kişi ya da kişilere işyerindeki POS cihazını kullandırması, ertesi günü hesabına geçen parayı tamamen çekip, beyanına göre herhangi bir belge olmaksızın bu kişilere vermesi, sanık ...'in bu kişilere 20.000 TL'lik reklam işi yapacağını, kredi kartları ile yapılan işlemlerin de bunun karşılığı olduğunu savunmasına rağmen, aralarında böyle bir iş yapılacağına dair herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı gibi ifadelerin bir kısmında, kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerin POS cihazından kredi kartları ile slip ürettiklerinden bahsedilmesine rağmen, tüm işlemlerin mail order yöntemiyle yapılmış olduğu anlaşılmakla, sanığın, işyerinde bulunan POS cihazını kullandırmak ve haksız işlemler sonucu hesabına geçen parayı tamamen çekip beyanında bahsettiği kişilere vermek suretiyle, işlenen suça doğrudan doğruya iştirak ettiği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.