Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20551 K.2012/16763
Özet: (1) Sanık, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı temyiz başvurusunda bulundu; (2) Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesini ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasını onaylayarak mahkumiyet kararını kesinleştirdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1-'Resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin bir sebep içermeyen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Mahkemenin 24.01.2003 tarih ve 2002/197 Esas, 2003/9 Karar sayılı kararı ile sanığın 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan 7 ay 23 gün hapis ve 136 TL adli para cezası, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan ise 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın kazanılmış hakları saklı tutularak 'resmi belgede sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince neticeten 1 yıl 19 ay 3 gün hapis ve 136 TL adli para cezasına hükmolunduğu, temyize konu hükümlerden 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davasının ise dava zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında CMUK'nun 326/son maddesi uygulanarak belirlenen sonuç cezanın, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen ve kazanılmış hak teşkil eden 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak düzeltilmesi gerektiği cihetle, hükümde yer alan ve CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca belirlenen sonuç cezanın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak düzeltilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-'Nitelikli dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.05.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1-'Resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin bir sebep içermeyen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Mahkemenin 24.01.2003 tarih ve 2002/197 Esas, 2003/9 Karar sayılı kararı ile sanığın 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan 7 ay 23 gün hapis ve 136 TL adli para cezası, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan ise 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın kazanılmış hakları saklı tutularak 'resmi belgede sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince neticeten 1 yıl 19 ay 3 gün hapis ve 136 TL adli para cezasına hükmolunduğu, temyize konu hükümlerden 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davasının ise dava zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında CMUK'nun 326/son maddesi uygulanarak belirlenen sonuç cezanın, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen ve kazanılmış hak teşkil eden 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak düzeltilmesi gerektiği cihetle, hükümde yer alan ve CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca belirlenen sonuç cezanın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak düzeltilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-'Nitelikli dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.05.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.