Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19410 K.2013/19792
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karşı yaptığı temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet kararını onaylayarak, temyiz itirazlarını reddetti ve ilgili cezaların uygulanmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:1-Sanık hakkında temel cezanın asgari hadden verilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun aleyhe olduğu, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Emanette kayıtlı suça konu çekin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Adli Emanetin 2004/6273 sırasında kayıtlı suça konu çekin dosya arasında delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenilmesi, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 51. maddeleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla “765 sayılı Yasanın 342/1 ve 647 sayılı Yasa'nın 6. maddesi” ibarelerinin yazılması ve mevcut 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin TCK.nun 504/3. (5237 sayılı TCK'nun 158/1-f) maddesine uygun olup olmadığı ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de, usul ekonomisi gözetilerek; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13.10.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:1-Sanık hakkında temel cezanın asgari hadden verilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun aleyhe olduğu, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Emanette kayıtlı suça konu çekin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Adli Emanetin 2004/6273 sırasında kayıtlı suça konu çekin dosya arasında delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenilmesi, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 51. maddeleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla “765 sayılı Yasanın 342/1 ve 647 sayılı Yasa'nın 6. maddesi” ibarelerinin yazılması ve mevcut 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin TCK.nun 504/3. (5237 sayılı TCK'nun 158/1-f) maddesine uygun olup olmadığı ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de, usul ekonomisi gözetilerek; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13.10.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.