Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/17085 K.2012/16457
Özet: Uyuşmazlık, 13.10.2010 tarihli bir karara vekile tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz süresinin geçmesi ve yasal defter‑ve belgeleri gizlemek suçunun zamanaşımıyla ilgiliydi; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi ve 03.10.2012’de oybirliğiyle kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Fatih 2. As. C.M)
SUÇ: Yasal defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, hükümlünün yokluğunda verilen 13.10.2010 günlü gerekçeli kararın vekaletnameli müdafii bulunan hükümlüye 04.04.2011 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği, kararın hükümlünün vekaletnameli müdafiine tebliğ edilmediği, öğrenme üzerine müdafiince 30.10.2011 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen 31.10.2011 gün ve 2005/172 Esas 2010/639 Karar sayılı “temyiz isteminin reddine” dair karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "yasal defter ve belgeleri gizlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.09.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yasal defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, hükümlünün yokluğunda verilen 13.10.2010 günlü gerekçeli kararın vekaletnameli müdafii bulunan hükümlüye 04.04.2011 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği, kararın hükümlünün vekaletnameli müdafiine tebliğ edilmediği, öğrenme üzerine müdafiince 30.10.2011 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen 31.10.2011 gün ve 2005/172 Esas 2010/639 Karar sayılı “temyiz isteminin reddine” dair karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "yasal defter ve belgeleri gizlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.09.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.