Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Vergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1142 K.2012/11031
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte fatura düzenlemesi iddiasıyla ilgili hazine vekilinin temyiz isteği ve vazgeçme dilekçelerinin geçerliliği üzerineydi; mahkeme, temyiz talebini reddederek kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Beraat, temyiz talebinin reddine dair
Katılan Hazine vekilinin 23.09.2011 günlü temyiz isteminden T.C. Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliğinin olurunu almadan 02.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile vazgeçtiği, ancak 10.11.2011 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçme dilekçesinin sehven verildiğini belirtilerek beyanından döndüğü anlaşılmış ise de, 02/10/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 659 sayılı "Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”nin 11. maddesine göre, Hazinece müdahil olunan davalarda verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminden vazgeçme yetkisinin davayı takip eden hukuk müşaviri veya avukatın gerekçeli teklifi üzerine hukuk birimi amirinin yetkili olduğu, katılan idarenin olurunu almadan temyizden vazgeçme yetkisi olmayan hazine vekilinin 02.11.2011 tarihli vazgeçme dilekçesinin katılan idarenin var olan temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağı cihetle, katılan vekilinin talebinin 1412 sayılı CMUK’nun 315. maddesi uyarınca reddine ilişkin usule aykırı olarak verilen 17.11.2011 gün ve 2010/664 esas, 2011/455 sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanığın işyerini açtıktan hemen sonra yaşadığı ailevi problemler nedeniyle hiçbir firma ile ticari ilişkide bulunmadan ve fatura düzenlemeden fiili olarak kapattığını fakat bildirimde bulunmadığını, mal sahibinin işyerini başkasına kiraya vermesi nedeniyle defter ve belgelerinin kaybolduğunu savunması, hakkında düzenlenen 18.05.2010 gün ve VDENR-2010-1792/5 sayılı vergi tekniği raporunda sanığın 11.06.2008 tarihinde 10 cilt A seri nolu irsaliyeli fatura bastırdığının, 2008 Mayıs ve 2009 yılı Ocak dönemlerine ilişkin yüksek miktarda KDV beyanında bulunduğunun, VEDOS sorgulamasında 2008 yılında 28 mükellefe 369 adet, 2009 yılında ise 17 mükellefe toplam 117 adet fatura düzenlendiğinin tespit edilmesi karşısında, sahte olduğu ve sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan ve VEDOS ortamında yapılan sorgulamada tespit edilen kişilere faturaları kimden aldıklarının sorulması haklarında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının intikalinin sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren taşıma, sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ve satıcı hesabına girdiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneğini haiz, banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı araştırılıp, sanık hakkında düzenlenen 16.10.2010 ve 18.02.2011 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmaya dayanarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Beraat, temyiz talebinin reddine dair
Katılan Hazine vekilinin 23.09.2011 günlü temyiz isteminden T.C. Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliğinin olurunu almadan 02.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile vazgeçtiği, ancak 10.11.2011 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçme dilekçesinin sehven verildiğini belirtilerek beyanından döndüğü anlaşılmış ise de, 02/10/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 659 sayılı "Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”nin 11. maddesine göre, Hazinece müdahil olunan davalarda verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminden vazgeçme yetkisinin davayı takip eden hukuk müşaviri veya avukatın gerekçeli teklifi üzerine hukuk birimi amirinin yetkili olduğu, katılan idarenin olurunu almadan temyizden vazgeçme yetkisi olmayan hazine vekilinin 02.11.2011 tarihli vazgeçme dilekçesinin katılan idarenin var olan temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağı cihetle, katılan vekilinin talebinin 1412 sayılı CMUK’nun 315. maddesi uyarınca reddine ilişkin usule aykırı olarak verilen 17.11.2011 gün ve 2010/664 esas, 2011/455 sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanığın işyerini açtıktan hemen sonra yaşadığı ailevi problemler nedeniyle hiçbir firma ile ticari ilişkide bulunmadan ve fatura düzenlemeden fiili olarak kapattığını fakat bildirimde bulunmadığını, mal sahibinin işyerini başkasına kiraya vermesi nedeniyle defter ve belgelerinin kaybolduğunu savunması, hakkında düzenlenen 18.05.2010 gün ve VDENR-2010-1792/5 sayılı vergi tekniği raporunda sanığın 11.06.2008 tarihinde 10 cilt A seri nolu irsaliyeli fatura bastırdığının, 2008 Mayıs ve 2009 yılı Ocak dönemlerine ilişkin yüksek miktarda KDV beyanında bulunduğunun, VEDOS sorgulamasında 2008 yılında 28 mükellefe 369 adet, 2009 yılında ise 17 mükellefe toplam 117 adet fatura düzenlendiğinin tespit edilmesi karşısında, sahte olduğu ve sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan ve VEDOS ortamında yapılan sorgulamada tespit edilen kişilere faturaları kimden aldıklarının sorulması haklarında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının intikalinin sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren taşıma, sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ve satıcı hesabına girdiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneğini haiz, banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı araştırılıp, sanık hakkında düzenlenen 16.10.2010 ve 18.02.2011 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmaya dayanarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.