Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9337 K.2011/20708
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Temyiz isteminin reddine dair karar
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Kazai Tebligat” faslının, “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir. Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi, ikinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresleriyle kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesi durumudur.
Açıklamalar ışığında, gıyabında verilen hükmün tebliğe çıkarıldığı “Kardelen Sk. Fetih Mahallesi, ..., Karatay-Konya” adresinin sanığa ait olmaması, sanığa daha önce, “Fatih Işıklar Mahallesi, Doğru Irmak Sokak, Yasin Apartmanı ....-Konya” adresinde, adli mercilerce yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmamış olması, sanığın Cumhuriyet savcılığında ve mahkemede savunmasının alınması sırasında bildirdiği adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında değerlendirilebilecek adreslerden olmaması, bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmaması, ayrıca Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 11.04.2011 tarih, 2011/12679 sayılı yazısı içeriği ve ekindeki aynı mahkemenin 26.02.2010 tarih ve 2010/221 Değişik İş nolu içtima kararı ve 16.04.2010 tarihli müddetnameye göre de sanığın tebligatın yapıldığı 19.03.2010 tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunması, sanığa müddetnamenin ve içtima kararının tebliğ edilmediğinin belirtilmesi nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa gerekçeli kararın doğrudan 35. madde uyarınca tebliği geçersiz olup, yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğ olunduğuna dair dosyada başkaca belgeye de rastlanmaması karşısında, eski hale getirme talebini inceleme görevinin de Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek, sanığın mahkûmiyetine dair 19.11.2009 tarih ve 2007/508, 2009/868 sayılı hükme yönelik 22.04.2010 tarihli eski hale getirme ve temyiz istemi süresinde kabul edilip, mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 06.05.2010 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Tekerrürüne esas olacak şekilde sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Temyiz isteminin reddine dair karar
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Kazai Tebligat” faslının, “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir. Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi, ikinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresleriyle kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesi durumudur.
Açıklamalar ışığında, gıyabında verilen hükmün tebliğe çıkarıldığı “Kardelen Sk. Fetih Mahallesi, ..., Karatay-Konya” adresinin sanığa ait olmaması, sanığa daha önce, “Fatih Işıklar Mahallesi, Doğru Irmak Sokak, Yasin Apartmanı ....-Konya” adresinde, adli mercilerce yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmamış olması, sanığın Cumhuriyet savcılığında ve mahkemede savunmasının alınması sırasında bildirdiği adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında değerlendirilebilecek adreslerden olmaması, bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmaması, ayrıca Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 11.04.2011 tarih, 2011/12679 sayılı yazısı içeriği ve ekindeki aynı mahkemenin 26.02.2010 tarih ve 2010/221 Değişik İş nolu içtima kararı ve 16.04.2010 tarihli müddetnameye göre de sanığın tebligatın yapıldığı 19.03.2010 tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunması, sanığa müddetnamenin ve içtima kararının tebliğ edilmediğinin belirtilmesi nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa gerekçeli kararın doğrudan 35. madde uyarınca tebliği geçersiz olup, yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğ olunduğuna dair dosyada başkaca belgeye de rastlanmaması karşısında, eski hale getirme talebini inceleme görevinin de Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek, sanığın mahkûmiyetine dair 19.11.2009 tarih ve 2007/508, 2009/868 sayılı hükme yönelik 22.04.2010 tarihli eski hale getirme ve temyiz istemi süresinde kabul edilip, mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 06.05.2010 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Tekerrürüne esas olacak şekilde sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.