Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9041 K.2012/6659
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 2000 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemesi suçundan dolayı vergi usul kanununa aykırılık iddiası ve bu iddianın temyiz sürecinde hukuki geçerliliği ile ilgiliydi. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde bulduktan sonra, 25.01.2008 tarihli hükmün usulsüz olarak kesinleştirildiğini, infaz savcılığının uyarlama talebinin hukuken geçerli olmadığını ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vererek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere hüküm ve kararlarda yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup sanık hakkında kurulan 25.01.2008 tarihli hükümde yasa yolu süresinin ve şeklinin gösterilmediği gibi, sanığın Göle Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.07.2007 günlü sorgusunda beyan ettiği adresi yerine anılan hükmün sanığın 30.03.2005 günlü ilk sorgusunda beyan ettiği ve daha önce tebligat yapılmadığından geçersiz olan ve tanınmadığından da bila tebliğ iade edilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün usulsüz olarak kesinleştirildiği, infaz savcılığı'nın uyarlama talebi üzerine kurulan 19.12.2008 günlü kararın hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla; öğrenme üzerine 25.01. 2008 tarihli ilk hükme yönelik temyiz itirazları incelenerek gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2000 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 18.04.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen 25.01.2008 günlü hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere hüküm ve kararlarda yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup sanık hakkında kurulan 25.01.2008 tarihli hükümde yasa yolu süresinin ve şeklinin gösterilmediği gibi, sanığın Göle Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.07.2007 günlü sorgusunda beyan ettiği adresi yerine anılan hükmün sanığın 30.03.2005 günlü ilk sorgusunda beyan ettiği ve daha önce tebligat yapılmadığından geçersiz olan ve tanınmadığından da bila tebliğ iade edilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün usulsüz olarak kesinleştirildiği, infaz savcılığı'nın uyarlama talebi üzerine kurulan 19.12.2008 günlü kararın hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla; öğrenme üzerine 25.01. 2008 tarihli ilk hükme yönelik temyiz itirazları incelenerek gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2000 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 18.04.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen 25.01.2008 günlü hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.