‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5236 K.2012/5987

Esas No: 2012/5236 · Karar No: 2012/5987 · Karar Tarihi: 18.04.2012
**MAHKEMESİ:**Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet

**HÜKÜM:** 15.02.2006 tarihli ilamın tüm sonuçları ile ortadan kaldırılması, 213 sayılı VUK. nun 359/a-2. TCK. nun 62. mad.ce 10 ay hpc

Sanığın yokluğunda verilen 13.02.2006 günlü hüküm, sorgusunda bildirdiği adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirilmiş olmakla, adli mercilerce daha önce bu adrese tebligat yapılmamış olması, sanığın, sorgusunda bildirdiği en son adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması, sorgusunda beyan ettiği adrese çıkartılan gıyabi kararın tebliğine ilişkin tebligat parçasına verilen şerhte adresin yetersiz olması ve sanığında tanınmadığı gerekçesi ile merciine iade edilmesi nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat geçersiz olduğundan sanığın kararı öğrenmesi üzerine 15.10.2007 günlü dilekçe ile temyiz ettiğinden ve sonraki tarihli dilekçelerinin kapsamına göre de temyiz istemi niteliğinde bulunduğundan, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.01.2009 gün ve 2079 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma istemi ilk hükmün kesinleşmemesi gerekçesi ile geri çevrildiğinden mahkemenin usulsüz kesinleştirilen karar üzerine verdiği 26.03.2008 günlü uyarlama kararının da yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
I-Katılan vekilinin 26.03.2008 günlü ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığın mahkumiyetine ilişkin 13.02.2006 gün ve 2003/260 esas, 2006/45 sayılı karar süresinde temyiz edilmekle henüz kesinleşmediğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün 125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın hükümlü kabul olunarak yargılamaya devamla yeniden uyarlama mahkûmiyet hükmü kurulması hukuki kıymetten yoksun olup kararın da temyiz olanağı bulunmadığından katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanığın 13.02.2006 günlü mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “1998-1999 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 1998-1999 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen 13.02.2006 tarihli hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?