‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3750 K.2011/1865

Esas No: 2011/3750 · Karar No: 2011/1865 · Karar Tarihi: 06.04.2011
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı kanuna göre dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili temyiz sürecinde yasal prosedürlerin eksik uygulanmasıdır; mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kararın geçersiz olduğunu kabul ederek temyizi bozmuştur. Mahkeme kararı, 1 yıl hapis cezası ve 840 TL adli para cezasını iptal edip yeni bir karar verilmesini öngörmektedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: 5237 SK 157/1, 52/2 mad.uyarınca 1 yıl hp ve 840 YTL apc

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, 06.07.2005 gün 2001/1324 Esas, 2002/688 Karar sayılı uyarlamaya ilişkin ek kararda başvurulacak yasa yolu ve şeklinin yanlış gösterildiği, başvuru yapılacak merciin ise hiç gösterilmediği anlaşıldığından, temyizin süresinde yapıldığının kabulü ile anılan karar henüz kesinleşmediğinden bu karara yönelik vaki temyiz talebinin yapılan incelenmesinde gereği görüşüldü:
1- 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi gibi hallerinde dosya üzerinde karar verilmesi gerektiğinden 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesi 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da hükümlünün 765 Sayılı TCK.nun 503/1 ve 522. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sonradan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın takdir hakkı da kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-Ceza Genel Kurulunun 7.2.2006 gün 11/12 sayılı kararında açıklandığı üzere, sonradan yürürlüğe giren yasanın lehe olduğunun belirlenmesi halinde, ilk hükmün ortadan kalkıp infazının mümkün olmaması nedeniyle yeniden kurulan hükmün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK. nun 232. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?