Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3403 K.2012/12754
Resmî evrakta sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339, 337, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 750.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince teciline dair Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2002 tarihli ve 2000/11 esas, 2002/80 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlülerin arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 02/06/2010 tarihli ve 2010/249 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2010 tarihli ve 2010/720 değişik iş sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 11/08/2010 tarihli ve 2010/767 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi ile 657 sayılı Devlet memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan cezalar kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilerek itirazların kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05/01/2011 gün ve 2010/274/1681 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2011 gün ve KYB.2011/21386 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Hükümlülerin sabıka kaydını oluşturan suçun Anayasanın 76. maddesinde sayılan “sahtecilik” suçu olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümlüler ... ve ...’nun arşiv kayıtlarının silinmesine dair Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 gün ve 2010/249 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 gün ve 2010/720 değişik iş sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 11.08.2010 gün ve 2010/767 değişik iş sayılı kararlarının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi ile 657 sayılı Devlet memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan cezalar kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilerek itirazların kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05/01/2011 gün ve 2010/274/1681 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2011 gün ve KYB.2011/21386 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Hükümlülerin sabıka kaydını oluşturan suçun Anayasanın 76. maddesinde sayılan “sahtecilik” suçu olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümlüler ... ve ...’nun arşiv kayıtlarının silinmesine dair Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 gün ve 2010/249 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 gün ve 2010/720 değişik iş sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 11.08.2010 gün ve 2010/767 değişik iş sayılı kararlarının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.