Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/12130 K.2012/3378
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belge düzenlemede yalan beyan etmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde suç işlediği iddiasına dayanıyor; mahkeme, delilleri inceleyerek suçun kanıtlandığını ve cezayı artırıcı/azaltıcı bir sebep olmadığını kabul ederek sanığa 3 ay hapis cezası ve haklardan yoksun bırakma kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 206/1, 53. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası, belirtilen sürelerde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken kimlik bilgilerini beyan ettiği şahsın gerçekten mevcut olduğunun anlaşılması karşısında eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında olacağı, bu nedenle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe hükmün belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesi hükümleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinin ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden anılan Yasanın 206. maddesi hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 206/1, 53. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası, belirtilen sürelerde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken kimlik bilgilerini beyan ettiği şahsın gerçekten mevcut olduğunun anlaşılması karşısında eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında olacağı, bu nedenle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe hükmün belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesi hükümleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinin ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden anılan Yasanın 206. maddesi hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.