‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11683 K.2012/308

Esas No: 2011/11683 · Karar No: 2012/308 · Karar Tarihi: 12.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte özel evrak tanzimi suçundan dolayı yapılan tebligatın geçerli olup olmadığı ve temyiz talebinin kabul edilip edilmeyeceği konusundadır. Mahkeme, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili tüzük hükümlerine uygun olmadığını belirterek temyiz talebini reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte özel evrak tanzimi

HÜKÜM: Temyiz talebinin reddine dair

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre, yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre "adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması" gerekmekte olup; sanık adına gönderilen tebligat evrakının 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğine ilişkin tebligat parçasında, sanığın adreste bulunmama sebebi belirtilmediği gibi muhataba haber vermesi için bilgi verilen komşusu olarak gösterilen kişinin de kim olduğu gösterilmediğinden Tebligat Kanununun 21 ve Tüzüğün 28. maddelerine uygun sanığa yapılmış bir tebligat bulunmadığı ayrıca 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan aynı mahkemenin 18.03.2009 gün ve 2005/546 Esas, 2006/184 sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak ve sanık ...'ın temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelenmesinde gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte sınava giriş belgesi düzenlemek ve kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 18.04.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?