Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11644 K.2011/21791
Özet: (1) Şikâyetçi ile şüpheli arasında sahte evrak tanzim iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; (2) Mahkeme, itirazı reddederek, delillerin eksik incelemesine dayalı olarak verilen kararı bozmamış ve şüphelinin suçlu bulunmadığını onaylamıştır.
Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/01/2007 tarihli ve 2006/121713 soruşturma, 2007/11296 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 21/05/2007 tarihli ve 2007/933 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Şikâyetçi ... aleyhine şüpheli ... tarafından sahte evrak tanzim ettiği iddiası ile yürütülen soruşturma sonucu şüpheli hakkında kamu davası açmayı haklı gösterir somut herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikâyete konu senet üzerindeki imzanın müştekiye ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, şikâyetin sahteliği iddia edilen senet üzerinde yer alan imzanın önündeki metnin sonradan yazılıp yazılmadığı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3 maddesi gereğince soruşturmanın genişletilerek, işveren konumundaki bir kişinin yanında çalıştırdığı kişiden hayatın olağan akışına aykırı olarak bu kadar yüksek meblağda borç almayacağı göz önüne alınarak, şüphelinin şikâyetçinin yanında danışman veya herhangi bir sıfatla çalışıp çalışmadığının, şikâyetçi ile şüpheli arasında bu kadar yüksek miktarda borç para ilişkisini gerektirir ticari veya herhangi ilişki bulunup bulunmadığının ve tarafların sosyo ekonomik durumlarının araştırılarak, şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda senet metninde yer alan imzanın üzerindeki yazının sonradan eklenip eklenmediği hususunda kriminal inceleme yaptırılarak, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ve delillerin değerlendirme yetkisinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.09.2011 gün ve 2011/11319/46241 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2011 gün ve KYB.2011291301 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173. maddesinin 3. fıkrası, kovuşturmaya yer olmadığna dair karara yönelik itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin, itiraz konusunda karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi durumunda bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebileceği hükmünü taşımaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre; şikâyetçinin yanında çalıştığı dönemde onun işlerini yürütebilmesi için şikâyetçi tarafından imzalanıp, boş olarak şüpheliye verdiği kâğıdı şüphelinin sonradan doldurup, bono haline getirerek icraya koyduğu iddia edilen olayda, belge üzerindeki imzanın şikâyetçiye ait olduğu ve yazı yaşının tayininin mümkün olmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirir soyut iddia dışında delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve vaki itiraz da yerinde görülmeyerek reddedilmiş ise de şüphelinin şikâyetçinin yanında hangi sıfatla ve ne sürede çalıştığı, şikâyetçi ile şüpheli arasında bu miktarda borç para verilmesini gerektirir ilişki bulunup bulunmadığı ve tarafların ekonomik durumları da araştırılıp, şikâyet dilekçesinde bahsi geçen ve fotokopisi sunulan mektubu yazdığı ileri sürülen ... isimli kişi de dinlenerek olayla ilgili bilgisi tespit edilip, şikâyetçi tarafından kanun yararına bozma istemini içerir dilekçe ekinde sunulan, özel bilirkişinin senet fotokopisi üzerinde gerçekleştirdiği inceleme sonucunda düzenlediği 02.12.2010 tarihli raporda yer alan ve “senedin üzerindeki (...-TBMM A Blok Üst Zemin.... ANKARA) yazıları altına atılmış imza bulunan, diğer tarafları boş kâğıttan faydalanılarak, önce senet metnindeki yazıların yazılması, sonra da farklı puntoda (Borçlu) kelimesinin ilavesi suretiyle hazırlandığı” yönündeki görüşüne esas tespitlerin bilimsel verilere uygun olup olmadığı yönünde yeniden kriminal inceleme yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile karar verildiği anlaşılmakla, CMK'nun 173/3. maddesi uyarınca merciince, açıklanan nedenlerle soruşturmanın genişletilmesini sağlamak maksadıyla itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.01.2007 gün ve 2006/121713 soruşturma, 2007/11296 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 21.05.2007 gün ve 2007/933 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Şikâyetçi ... aleyhine şüpheli ... tarafından sahte evrak tanzim ettiği iddiası ile yürütülen soruşturma sonucu şüpheli hakkında kamu davası açmayı haklı gösterir somut herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikâyete konu senet üzerindeki imzanın müştekiye ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, şikâyetin sahteliği iddia edilen senet üzerinde yer alan imzanın önündeki metnin sonradan yazılıp yazılmadığı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3 maddesi gereğince soruşturmanın genişletilerek, işveren konumundaki bir kişinin yanında çalıştırdığı kişiden hayatın olağan akışına aykırı olarak bu kadar yüksek meblağda borç almayacağı göz önüne alınarak, şüphelinin şikâyetçinin yanında danışman veya herhangi bir sıfatla çalışıp çalışmadığının, şikâyetçi ile şüpheli arasında bu kadar yüksek miktarda borç para ilişkisini gerektirir ticari veya herhangi ilişki bulunup bulunmadığının ve tarafların sosyo ekonomik durumlarının araştırılarak, şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda senet metninde yer alan imzanın üzerindeki yazının sonradan eklenip eklenmediği hususunda kriminal inceleme yaptırılarak, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ve delillerin değerlendirme yetkisinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.09.2011 gün ve 2011/11319/46241 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2011 gün ve KYB.2011291301 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173. maddesinin 3. fıkrası, kovuşturmaya yer olmadığna dair karara yönelik itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin, itiraz konusunda karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi durumunda bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebileceği hükmünü taşımaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre; şikâyetçinin yanında çalıştığı dönemde onun işlerini yürütebilmesi için şikâyetçi tarafından imzalanıp, boş olarak şüpheliye verdiği kâğıdı şüphelinin sonradan doldurup, bono haline getirerek icraya koyduğu iddia edilen olayda, belge üzerindeki imzanın şikâyetçiye ait olduğu ve yazı yaşının tayininin mümkün olmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirir soyut iddia dışında delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve vaki itiraz da yerinde görülmeyerek reddedilmiş ise de şüphelinin şikâyetçinin yanında hangi sıfatla ve ne sürede çalıştığı, şikâyetçi ile şüpheli arasında bu miktarda borç para verilmesini gerektirir ilişki bulunup bulunmadığı ve tarafların ekonomik durumları da araştırılıp, şikâyet dilekçesinde bahsi geçen ve fotokopisi sunulan mektubu yazdığı ileri sürülen ... isimli kişi de dinlenerek olayla ilgili bilgisi tespit edilip, şikâyetçi tarafından kanun yararına bozma istemini içerir dilekçe ekinde sunulan, özel bilirkişinin senet fotokopisi üzerinde gerçekleştirdiği inceleme sonucunda düzenlediği 02.12.2010 tarihli raporda yer alan ve “senedin üzerindeki (...-TBMM A Blok Üst Zemin.... ANKARA) yazıları altına atılmış imza bulunan, diğer tarafları boş kâğıttan faydalanılarak, önce senet metnindeki yazıların yazılması, sonra da farklı puntoda (Borçlu) kelimesinin ilavesi suretiyle hazırlandığı” yönündeki görüşüne esas tespitlerin bilimsel verilere uygun olup olmadığı yönünde yeniden kriminal inceleme yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile karar verildiği anlaşılmakla, CMK'nun 173/3. maddesi uyarınca merciince, açıklanan nedenlerle soruşturmanın genişletilmesini sağlamak maksadıyla itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.01.2007 gün ve 2006/121713 soruşturma, 2007/11296 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 21.05.2007 gün ve 2007/933 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.