‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11608 K.2013/8944

Esas No: 2011/11608 · Karar No: 2013/8944 · Karar Tarihi: 29.05.2013
Özet: (1) Fevzi Bingöl’ün çek sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak, mahkeme tarafından toplanan delillerin eksikliği ve çeki bulamama durumu; (2) Mahkeme, sübuta erdiğine karar vererek sanığı hem sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarından mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Suça konu çekin arkasında imzaları bulunan cirantaların mahkeme tarafından ısrarla aranmasına rağmen bulunamadığı, çeki çaldığı iddia edilen Fevzi Bingöl hakkında sanığın açık kimlik ve adres bilgisi sunmadığı ve bulunup dinlenmesinin esasa etkili olmayacağı, kaldı ki Şekerbank Diyarbakır şubesinin 21.09.2005 günlü yazısında çekin kaybıyla ilgili bir müracaatın bulunmadığının belirtilmesi karşısında; suçun sübuta erdiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki eksik soruşturma yapıldığına ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

I-Sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân erecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafıinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemeye gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

A.Ç.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?