Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10496 K.2012/19176
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından yargılanması sırasında, temyiz itirazlarının kabul edilip edilmeyeceği ile ilgiliydi; mahkeme, her iki suç için de dava zamanaşımının gerçekleştiğini belirleyerek kamu davasını ortadan kaldırdı ve sanığı beraat ettirdi. Sonuç olarak, “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” suçundan verilen hüküm ortadan kaldırıldı, “görevi kötüye kullanma” suçundan ise beraat kararı verildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan: Beraat,
Emniyeti suistimal suçundan: Ortadan kaldırma
1-Katılan vekilinin 'hizmet nedeniyle emniyeti suistimal' suçundan verilen, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘hizmet nedeniyle emniyeti suistimal’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.02.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin 'görevi kötüye kullanma' suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘görevi kötüye kullanma’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 17.06.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5721 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan: Beraat,
Emniyeti suistimal suçundan: Ortadan kaldırma
1-Katılan vekilinin 'hizmet nedeniyle emniyeti suistimal' suçundan verilen, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘hizmet nedeniyle emniyeti suistimal’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.02.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin 'görevi kötüye kullanma' suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘görevi kötüye kullanma’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 17.06.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5721 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.