Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9759 K.2012/22553
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belgelerde sahtecilik suçundan dolayı yargılanması ve mahkemenin bu suçu yasal unsurları açısından oluştuğunu kabul etmesiyle ilgiliydi. (2) Mahkeme, sanığı mahkum etti; ayrıca, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hatalı hükümdeki eksiklikleri düzeltip kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, 14.03.2008 tarihli oturumda suça konu bonolar getirtilip incelenmek suretiyle sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılmadığına dair mahkemece yapılan tespitin, dosya içerisinde mevcut 14.05.2007 günlü raporla da uyumlu olması karşısında; delilleri takdir ederek suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu bonoların ilk düzenlendiği andaki 1.000,00 TL'lik değerleri itibariyle geçerli olduğu gözetilerek, bonolara bu miktar üzerinden geçerli olduğu şerhi düşülüp, hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile (e) bendinde yer alan hakları haricinde, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükmün 13. fıkrasındaki “delil olarak dosyasında saklanmasına” ibaresi yerine “1.000,00 TL'lik değer yönünden geçerli oldukları şerhi yazılarak hak sahibine iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, 14.03.2008 tarihli oturumda suça konu bonolar getirtilip incelenmek suretiyle sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılmadığına dair mahkemece yapılan tespitin, dosya içerisinde mevcut 14.05.2007 günlü raporla da uyumlu olması karşısında; delilleri takdir ederek suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu bonoların ilk düzenlendiği andaki 1.000,00 TL'lik değerleri itibariyle geçerli olduğu gözetilerek, bonolara bu miktar üzerinden geçerli olduğu şerhi düşülüp, hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile (e) bendinde yer alan hakları haricinde, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükmün 13. fıkrasındaki “delil olarak dosyasında saklanmasına” ibaresi yerine “1.000,00 TL'lik değer yönünden geçerli oldukları şerhi yazılarak hak sahibine iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.