Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/8720 K.2010/11667
Özet: (1) Sanığın vergi kaçakçılığı suçundan dolayı 30 ay ağır hapis cezası ile mahkum edilmesinin ardından, adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebiyle yapılan itirazın kabulü ve kararın bozulması. (2) Yargıtay, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/02/2010 tarihli kararını bozarak, arşiv kaydının silinmesine karar verdi ve dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti.
Vergi kaçakçılığı suçundan sanık ...'ın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-l (2 defa), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2 (2 defa), 71. maddeleri uyarınca 30 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İzmir
1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/1999 tarihli ve 1999/240-482 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlü müdafiinin 16/02/2010 tarihli dilekçesi ile yapılan adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin reddine ilişkin, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 05/05/2010 gün ve 2010/5184/28698 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 26.05.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Hükümlünün sabıka kaydını oluşturan suçun, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan “vergi kaçakçılığı” suçu olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın kabulüyle, arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/1999 tarihli ve 1999/240-482 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlü müdafiinin 16/02/2010 tarihli dilekçesi ile yapılan adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin reddine ilişkin, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 05/05/2010 gün ve 2010/5184/28698 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 26.05.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Hükümlünün sabıka kaydını oluşturan suçun, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan “vergi kaçakçılığı” suçu olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın kabulüyle, arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2010 gün ve değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.