Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/7804 K.2012/21872
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraat edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, delillerin yetersizliğini ve eksik soruşturmayı göz önünde bulundurarak sanığı beraat ettirmiştir. Bu karar, 17.12.2012’de oybirliği ile bozularak iptal edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 204/1 (765 sayılı TCK'nun 342/1.) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu ve anılan suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme görevinin iddianamenin düzenlendiği 25.09.2006 tarihi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanın beyanlarında, kendisini icraya veren sanığı kesinlikle tanımadığını ve borcunun olmadığını, hiçbir sebeple bu kişiden para istemediğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, sanığın ise suçlamayı kabul etmeyip, hazırlık ifadesinde suça konu senedin katılanın göz ameliyatı olmak için kendisinden istediği borca karşılık düzenlediğini, katılana 1.150 TL. borç verdiğini, katılanın faiziyle birlikte 1300 TL. ödeyeceğini, senedi masrafını da ekleyerek 1400 TL. üzerinden icraya koyduğunu, imzanın katılana ait olduğunu, savunmasında ise katılanın hayvan almak amacıyla kendisinden 1.500 TL. borç para istediğini, kendisinin de o kadar veremeyeceğini söyleyerek 1.150 TL. borç para verdiğini, ödememesi üzerine senedi icraya koyduğunu beyan etmesi, sanık hakkında yapılan ekonomik durum araştırmasına ilişkin 21.12.2006 tarihli tutanakta sanığın iş buldukça tarlalarda ve inşaatlarda çalıştığı ve başkalarına borç verebilecek durumda olmadığının belirtilmesi, tanık olarak dinlenen katılanın ikamet ettiği köy muhtarının beyanında, bir süre önce köye çingenelerin geldiğini, seni evlendireceğiz diye katılana senet imzalattırdıklarını ve icraya verdiklerini duyduğunu, katılanın yaşlı olduğu ve akli melekelerinin yerinde olmadığını ifade etmesi ve muhtarın daha öncede de benzer olayın yaşandığını belirterek Kaymakamlık makamına yazılı başvuruda bulunması, dosyada mevcut 14.02.2007 tarihli sağlık kurulu raporundan katılanın Alzheimer hastası olduğu ve gerek bugün gerekse 2003 yılında senet tanziminin önemini kavrama yeteneğinin olmadığının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, senet üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 204/1 (765 sayılı TCK'nun 342/1.) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu ve anılan suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme görevinin iddianamenin düzenlendiği 25.09.2006 tarihi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanın beyanlarında, kendisini icraya veren sanığı kesinlikle tanımadığını ve borcunun olmadığını, hiçbir sebeple bu kişiden para istemediğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, sanığın ise suçlamayı kabul etmeyip, hazırlık ifadesinde suça konu senedin katılanın göz ameliyatı olmak için kendisinden istediği borca karşılık düzenlediğini, katılana 1.150 TL. borç verdiğini, katılanın faiziyle birlikte 1300 TL. ödeyeceğini, senedi masrafını da ekleyerek 1400 TL. üzerinden icraya koyduğunu, imzanın katılana ait olduğunu, savunmasında ise katılanın hayvan almak amacıyla kendisinden 1.500 TL. borç para istediğini, kendisinin de o kadar veremeyeceğini söyleyerek 1.150 TL. borç para verdiğini, ödememesi üzerine senedi icraya koyduğunu beyan etmesi, sanık hakkında yapılan ekonomik durum araştırmasına ilişkin 21.12.2006 tarihli tutanakta sanığın iş buldukça tarlalarda ve inşaatlarda çalıştığı ve başkalarına borç verebilecek durumda olmadığının belirtilmesi, tanık olarak dinlenen katılanın ikamet ettiği köy muhtarının beyanında, bir süre önce köye çingenelerin geldiğini, seni evlendireceğiz diye katılana senet imzalattırdıklarını ve icraya verdiklerini duyduğunu, katılanın yaşlı olduğu ve akli melekelerinin yerinde olmadığını ifade etmesi ve muhtarın daha öncede de benzer olayın yaşandığını belirterek Kaymakamlık makamına yazılı başvuruda bulunması, dosyada mevcut 14.02.2007 tarihli sağlık kurulu raporundan katılanın Alzheimer hastası olduğu ve gerek bugün gerekse 2003 yılında senet tanziminin önemini kavrama yeteneğinin olmadığının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, senet üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.