Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/5844 K.2010/11075
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık …'in dolandırıcılık suçundan dolayı 426 TL adli para cezası ve 3 ay hapis cezasına mahkum edilmesinin temyizinde; (2) Mahkeme, temyizi mümkün bulmuş, ancak ilgili yasal hükümler çerçevesinde kararın kaldırılmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: ...; 765 sayılı TCK 503/1, 61, 522, 72, 647 sayılı yasanın 4-6 maddelerine göre 426 YTL adli para cezasının ertelenmesine
...; 5237 sayılı TCK 157/1, 35/2, 52, 53/1 maddelerine göre 3 ay hapis, 20 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, sanık göre 3 ay hapis 20 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, sanık ... savunmasının temyiz dilekçesinin 1412 sayılı yasanın 315/1 maddesi uyarınca reddine ilişkin 28.03.2007
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 gün 134-163 sayılı kararında açıklandığı üzere, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinde açıkça; “uygulamada asıl mahkümiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmüne yer verilmiş bulunması karşısında, sanık ...’in 765 sayılı TCK’nın 503/1, 61, 522, 72 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 426 TL adli para cezası ile mahkümiyetine ilişkin hükmün, temyizi mümkün bulunduğundan, usul ve yasaya aykırı bulunan sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair 28.03.2007 gün ve 2007/193 Değişik İş sayılı karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.04.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: ...; 765 sayılı TCK 503/1, 61, 522, 72, 647 sayılı yasanın 4-6 maddelerine göre 426 YTL adli para cezasının ertelenmesine
...; 5237 sayılı TCK 157/1, 35/2, 52, 53/1 maddelerine göre 3 ay hapis, 20 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, sanık göre 3 ay hapis 20 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, sanık ... savunmasının temyiz dilekçesinin 1412 sayılı yasanın 315/1 maddesi uyarınca reddine ilişkin 28.03.2007
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 gün 134-163 sayılı kararında açıklandığı üzere, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinde açıkça; “uygulamada asıl mahkümiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmüne yer verilmiş bulunması karşısında, sanık ...’in 765 sayılı TCK’nın 503/1, 61, 522, 72 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 426 TL adli para cezası ile mahkümiyetine ilişkin hükmün, temyizi mümkün bulunduğundan, usul ve yasaya aykırı bulunan sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair 28.03.2007 gün ve 2007/193 Değişik İş sayılı karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.04.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.