Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/17388 K.2012/2573
Özet: Mahkeme, vergi usul kanununa muhalefet suçunu tecil edilerek 15 ay hapis cezası onaylamış; zincirleme suç nedeniyle 765/80madde uygulanmamış.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası, tecil.
Zincirleme suç nedeniyle sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanmaması ve Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın kastının yoğunluğu, fatura sayısı ve zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 29.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası, tecil.
Zincirleme suç nedeniyle sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanmaması ve Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın kastının yoğunluğu, fatura sayısı ve zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 29.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.