Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/17166 K.2012/9881
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararını bozmuş, Yargıtay Başsavcılığına dosyanın teslim edilerek temyiz dilekçesiyle iadesini istemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin (kuşkuya yer bırakmayacak şekilde) gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, katılanın yokluğunda verilen hükme yönelik kanun yoluna başvuru süresinin “tefhim tarihinden itibaren” başlayacağı belirtilerek tereddüte yer bırakacak şekilde gösterildiği, bu nedenle gerekçeli kararın katılana, kanun yoluna başvuru süresinin “tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı” hususu şerh düşürülmek suretiyle tebliği gerektiği, ancak bu şekilde tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmadığı cihetle; anılan şekilde tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması aksi halde hükmün anılan şekilde usulünce katılana tebliğ olunması ve buna dair belgeler ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçeler ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin (kuşkuya yer bırakmayacak şekilde) gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, katılanın yokluğunda verilen hükme yönelik kanun yoluna başvuru süresinin “tefhim tarihinden itibaren” başlayacağı belirtilerek tereddüte yer bırakacak şekilde gösterildiği, bu nedenle gerekçeli kararın katılana, kanun yoluna başvuru süresinin “tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı” hususu şerh düşürülmek suretiyle tebliği gerektiği, ancak bu şekilde tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmadığı cihetle; anılan şekilde tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması aksi halde hükmün anılan şekilde usulünce katılana tebliğ olunması ve buna dair belgeler ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçeler ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.