Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16763 K.2011/2116
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hüküm konulmasıyla ilgili olarak, mahkemenin hapis cezası ve adli para cezalarının belirlenmesi ve bazı eksikliklerin düzeltilip dolandırıcılık hükmünün onaylanmasıdır. Mahkeme, 2 yıl hapis, 2000 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu ve 3 yıl hapis ile 440 YTL adli para cezasını (sahtecilik için) belirleyerek, eksiklikleri düzelttiği ve dolandırıcılık hükmünü onayladığına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 158/1-d, 52, 53/1 maddelerine göre 2 yıl hapis, 2000 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
5237 sayılı 204/1, 204/3, 53/1 maddelerine göre 3 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu
765 sayılı TCK 333/1, 5237 sayılı TCK 53/1 maddelerine göre 1 yıl hapis, 440 YTL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, hak yoksunluğuna
Gıyabi kararın ikametgah adresinde tebliği tarihinde sanığın bir başka suçtan Buca cezaevinde tutuklu olarak bulunduğunun dosya arasında mevcut adı geçen Kurum’un 22.10.2010 tarihli yazısı içeriğinden anlaşılması karşısında; temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü.
Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken suçun işleniş biçimi gerekçe gösterilerek adli para cezası alt sınırdan ayrılarak tayin olunduğu halde hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması ve noter kat’i araç sözleşmesinin dayanağını oluşturan ve sahteliği kabul olunan 12.05.2004 gün ve 10252 yevmiye nolu vekaletnamenin ele geçen ve sahteliği ekspertiz raporu ile belirlenen P 192215 seri nolu “Motorlu Araç Tescil Belgesi” kullanılarak düzenletilmesi karşısında resmi belgede sahtecilik suçundan teselsül hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya arasında emanet makbuzuna rastlanılmayan sahteliği kabul olunan 2 adet araç plakası hakkında mahallinde gereğinin taktir ve ifası mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın sübutun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Araç plakasında sahtecilik suçundan hüküm kurulurken 765 sayılı TCK.nun lehe hükümler içerdiğinin kabul olunmasına karşın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna da karar verilmesi ve resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken zaptolunan ve emanete alınan emanet eşyaları hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, plakada sahtecilik suçundan kurulan hükmün E-4 fıkrasında yeralan “5237 sayılı TCK.nun 53/1-2. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” bölümünün çıkartılarak, yargılama giderlerine ilişkin G fıkrasından sonra gelmek üzere “Suçta kullanılan emanet eşyalarının dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan resmi belgede sahtecilik ve plakada sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise DOĞRUDAN ONANMASINA, 20.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 158/1-d, 52, 53/1 maddelerine göre 2 yıl hapis, 2000 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
5237 sayılı 204/1, 204/3, 53/1 maddelerine göre 3 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu
765 sayılı TCK 333/1, 5237 sayılı TCK 53/1 maddelerine göre 1 yıl hapis, 440 YTL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, hak yoksunluğuna
Gıyabi kararın ikametgah adresinde tebliği tarihinde sanığın bir başka suçtan Buca cezaevinde tutuklu olarak bulunduğunun dosya arasında mevcut adı geçen Kurum’un 22.10.2010 tarihli yazısı içeriğinden anlaşılması karşısında; temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü.
Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken suçun işleniş biçimi gerekçe gösterilerek adli para cezası alt sınırdan ayrılarak tayin olunduğu halde hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması ve noter kat’i araç sözleşmesinin dayanağını oluşturan ve sahteliği kabul olunan 12.05.2004 gün ve 10252 yevmiye nolu vekaletnamenin ele geçen ve sahteliği ekspertiz raporu ile belirlenen P 192215 seri nolu “Motorlu Araç Tescil Belgesi” kullanılarak düzenletilmesi karşısında resmi belgede sahtecilik suçundan teselsül hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya arasında emanet makbuzuna rastlanılmayan sahteliği kabul olunan 2 adet araç plakası hakkında mahallinde gereğinin taktir ve ifası mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın sübutun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Araç plakasında sahtecilik suçundan hüküm kurulurken 765 sayılı TCK.nun lehe hükümler içerdiğinin kabul olunmasına karşın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna da karar verilmesi ve resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken zaptolunan ve emanete alınan emanet eşyaları hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, plakada sahtecilik suçundan kurulan hükmün E-4 fıkrasında yeralan “5237 sayılı TCK.nun 53/1-2. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” bölümünün çıkartılarak, yargılama giderlerine ilişkin G fıkrasından sonra gelmek üzere “Suçta kullanılan emanet eşyalarının dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan resmi belgede sahtecilik ve plakada sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise DOĞRUDAN ONANMASINA, 20.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.