Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16611 K.2012/3197
3 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, kamu kurumlarına zarar veren dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı sanıkların hapis cezası ve temyiz haklarıyla ilgiliydi; mahkeme, 5320 sayılı yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümlerine dayanarak temyiz taleplerini reddetti. Sonuç olarak, sanıklar 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve temyiz itirazları iptal edildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanmak, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Kamu Görevlisi Olmayanın Resmi Belgede Sahteciliği
HÜKÜM: ...... Ortadan kaldırma -TCK. nun 204/1-3, 43, 53. mad.ce (9 yıl hapis cezası)
Hükmolunan ceza miktarları itibari ile koşulları bulunmadığından sanık ... ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanıklar ..., ... (...) müdafiinin ve katılan devredilen SSK adına SGK vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
I-Sanıklar ..., ... (...) müdafiinin, 01.02.2007 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra 23.05.2007 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından ve katılan ...’nın sanığa yüklenen Ankara Fikri İnan İlköğretim okulunda öğretmen olarak görev yapan Osman oğlu 1960 doğumlu ... adına oluşturulmuş sahte sevk, reçete, rapor ve vekaletname ile Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü saymanlığından tedavi gideri tahsil etmek suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından zarar görmediği cihetle kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından ve bu nedenle verilen katılma kararı hukuken geçersiz olup, hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... (...) hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan devredilen SSK adına SGK ve hazine vekili ile Cumhuriyet savcısının, sanık ... hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan hazine vekilinin, sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfı nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçundan kurulan kamu davasının vaki dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerine yönelik katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilinin itirazlarının incelenmesinde:
02.03.2012 günü UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...’in hükümden sonra 29.03.2010 tarihinde vefat ettiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ... (...)’a yüklenen “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık ... hakkında iddianamenin düzenlendiği 21.11.2001, sanıklar ... ve ...’in gıyaben tutuklanmalarına karar verildiği 19.04.2001, sanık ...’un (...) sorgusunun yapıldığı 09.07.1999 ve sanık ...’nın sorgusunun yapıldığı 25.06.1999 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilleri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık ...
...’in vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca ve sanıklar ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması, sanık ... hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasından kurulan beraat ve sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ... (...) haklarında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... (...), ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin sanık ...’in hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ... (...)’a yüklenen “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre kararlar verilmiş, hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanıklar hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ..., ... (...), ... müdafilerinin sanıkların vekaletnamelerin sahte olduklarını bilmedikleri, sadece ilgili firmada işçi olarak çalıştıkları, cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığı, teşdiden ceza tayininin doğru olmadığına, Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... (...) 'ın beraatlerine karar verilmesi gerektiği, katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekillerinin beraat ve ortadan kaldırılma hükümlerinin doğru olmadığı ve daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında "sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanıkların vekâletnamelerde tanıklıklarının bulunmadığı, vekâletname tanzim edilirken vekil edilenlerin noterde hazır bulunmalarının gerekmediği cihetle; işçisi oldukları firmanın yetkilileri tarafından verilen belgeler ile sosyal güvenlik kurumundan para tahsil etmekten ibaret eylemlerinde, belgelerin sahte olduklarını bildiklerine ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin savunmalarının aksini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... ile müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanmak, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Kamu Görevlisi Olmayanın Resmi Belgede Sahteciliği
HÜKÜM: ...... Ortadan kaldırma -TCK. nun 204/1-3, 43, 53. mad.ce (9 yıl hapis cezası)
Hükmolunan ceza miktarları itibari ile koşulları bulunmadığından sanık ... ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanıklar ..., ... (...) müdafiinin ve katılan devredilen SSK adına SGK vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
I-Sanıklar ..., ... (...) müdafiinin, 01.02.2007 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra 23.05.2007 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından ve katılan ...’nın sanığa yüklenen Ankara Fikri İnan İlköğretim okulunda öğretmen olarak görev yapan Osman oğlu 1960 doğumlu ... adına oluşturulmuş sahte sevk, reçete, rapor ve vekaletname ile Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü saymanlığından tedavi gideri tahsil etmek suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından zarar görmediği cihetle kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından ve bu nedenle verilen katılma kararı hukuken geçersiz olup, hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... (...) hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan devredilen SSK adına SGK ve hazine vekili ile Cumhuriyet savcısının, sanık ... hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan hazine vekilinin, sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfı nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçundan kurulan kamu davasının vaki dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerine yönelik katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilinin itirazlarının incelenmesinde:
02.03.2012 günü UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...’in hükümden sonra 29.03.2010 tarihinde vefat ettiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ... (...)’a yüklenen “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık ... hakkında iddianamenin düzenlendiği 21.11.2001, sanıklar ... ve ...’in gıyaben tutuklanmalarına karar verildiği 19.04.2001, sanık ...’un (...) sorgusunun yapıldığı 09.07.1999 ve sanık ...’nın sorgusunun yapıldığı 25.06.1999 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilleri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık ...
...’in vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca ve sanıklar ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması, sanık ... hakkında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasından kurulan beraat ve sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ... (...) haklarında “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... (...), ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin sanık ...’in hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ... (...)’a yüklenen “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre kararlar verilmiş, hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanıklar hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ..., ... (...), ... müdafilerinin sanıkların vekaletnamelerin sahte olduklarını bilmedikleri, sadece ilgili firmada işçi olarak çalıştıkları, cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığı, teşdiden ceza tayininin doğru olmadığına, Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... (...) 'ın beraatlerine karar verilmesi gerektiği, katılanlar devredilen SSK adına SGK ve hazine vekillerinin beraat ve ortadan kaldırılma hükümlerinin doğru olmadığı ve daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında "sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanıkların vekâletnamelerde tanıklıklarının bulunmadığı, vekâletname tanzim edilirken vekil edilenlerin noterde hazır bulunmalarının gerekmediği cihetle; işçisi oldukları firmanın yetkilileri tarafından verilen belgeler ile sosyal güvenlik kurumundan para tahsil etmekten ibaret eylemlerinde, belgelerin sahte olduklarını bildiklerine ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin savunmalarının aksini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... ile müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.