Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16292 K.2012/4649
Özet: Mahkeme, özel belgede sahtecilik suçunun işlendiği 10.09.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dönem içinde olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiğini belirterek sanığın yerine getirdiği mahkumiyet kararı 03.04.2012’de oybirliğiyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddeleri ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddelerine göre “DÜŞÜRÜLÜR” ve “BOZULUR” kararını verir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında katılan kurumun adı ile suç tarihi hatalı yazılmış ise de, bu hususların mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, mahkemece gerekçeli karar metninde iddia ve savunmanın özetlenmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nun 230/1-a maddesine aykırı uygulama yapıldığına ilişen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.09.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında katılan kurumun adı ile suç tarihi hatalı yazılmış ise de, bu hususların mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, mahkemece gerekçeli karar metninde iddia ve savunmanın özetlenmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nun 230/1-a maddesine aykırı uygulama yapıldığına ilişen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.09.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.