Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15409 K.2012/8869
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararıyla 10 ay hapis cezası indirdi ve diğer bölümleri saklı tutarak, 5237 sayısının 43. maddesinin uygulanmasını kaldırarak kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik (suç vasfındaki vaki değişiklik nedeni ile özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün gerekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı değerlendirilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenlerine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın, katılana, suça konu 3 adet senedi aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanmasıyla fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 43. maddenin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılıp 5237 sayılı TCK'nun 207/1 ve 62. maddeleri ile hükmolunan sonuç cezanın 10 ay hapis cezasına indirilmesi ve karardaki diğer bölümlerin aynen saklı tutulması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik (suç vasfındaki vaki değişiklik nedeni ile özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün gerekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı değerlendirilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenlerine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın, katılana, suça konu 3 adet senedi aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanmasıyla fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 43. maddenin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılıp 5237 sayılı TCK'nun 207/1 ve 62. maddeleri ile hükmolunan sonuç cezanın 10 ay hapis cezasına indirilmesi ve karardaki diğer bölümlerin aynen saklı tutulması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.