Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15152 K.2012/17335
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, kaçakçılık
HÜKÜM: Beraat
1- Katılan vekilinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan delilleri, suça konu fatura ve gümrük beyannamelerini, 15.07.2008 günlü 3 kişilik bilirkişi kurulu raporuna nazaran oluşa uygun düşen 08.03.2009 günlü bilirkişi raporunu ve tüm dosya kapsamını hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirilerek sanığa yüklenen suçun sabit olmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükmünün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin, “kaçakçılık” suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘kaçakçılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.04.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında “kaçakçılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, kaçakçılık
HÜKÜM: Beraat
1- Katılan vekilinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan delilleri, suça konu fatura ve gümrük beyannamelerini, 15.07.2008 günlü 3 kişilik bilirkişi kurulu raporuna nazaran oluşa uygun düşen 08.03.2009 günlü bilirkişi raporunu ve tüm dosya kapsamını hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirilerek sanığa yüklenen suçun sabit olmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükmünün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin, “kaçakçılık” suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘kaçakçılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.04.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında “kaçakçılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.