Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/14448 K.2012/2891
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik, başkalarının kimlik bilgilerini kullanma ve iftira suçlarından hüküm giymesiyle ilgili temyiz talepleridir; Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca sanığı 1 yıl 8 ay hapis (sahtecilik) ve 2 ay hapis (kimlik kullanma) cezasına çarptırdı, iftira suçundan ise hüküm bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak, iftira
HÜKÜM: Resmi belgede sahtecilik; 5237 sayılı TCK nun 204/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis,
Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma; 5237 sayılı TCK nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/1, 62. maddeleri gereğince 2 ay hapis,
1- Resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın talimatla alınan savunması sırasında kimlik bilgileri tam olarak tutanağa geçirilip 5271 sayılı CMK’nun 147. maddesinde yazılı yasal haklarının hatırlatılması ve delil niteliğindeki belgelere karşı ayrı ayrı diyeceklerinin sorulması karşısında bu yönlerden bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, hükümde gösterilmemiş ise de kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğunun infazda gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanığın iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Bir başka suçta yakalaması bulunan sanığa kolluk görevlilerinin kimliğini sorması üzerine suça konu sahte ehliyeti ibraz etmesi, görevlilerce ehliyetin sahte olduğunun belirtilmesi sonucu gerçek adını söylemesi şeklindeki eyleminde sahte kimlik ibrazının resmi evrakta sahtecilik suçu kapsamında kaldığı ve ayrıca iftira suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de
TCK’nun 267/1. maddesi gereğince 1 yıl olarak belirlenen temel ceza üzerinden aynı Yasanın 269/1. maddesi gereğince 4/5 indirim yapıldıktan sonra sanığın 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken, hesap hatası sonucu 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılması,
Sanık hakkında hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak, iftira
HÜKÜM: Resmi belgede sahtecilik; 5237 sayılı TCK nun 204/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis,
Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma; 5237 sayılı TCK nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/1, 62. maddeleri gereğince 2 ay hapis,
1- Resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın talimatla alınan savunması sırasında kimlik bilgileri tam olarak tutanağa geçirilip 5271 sayılı CMK’nun 147. maddesinde yazılı yasal haklarının hatırlatılması ve delil niteliğindeki belgelere karşı ayrı ayrı diyeceklerinin sorulması karşısında bu yönlerden bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, hükümde gösterilmemiş ise de kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğunun infazda gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanığın iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Bir başka suçta yakalaması bulunan sanığa kolluk görevlilerinin kimliğini sorması üzerine suça konu sahte ehliyeti ibraz etmesi, görevlilerce ehliyetin sahte olduğunun belirtilmesi sonucu gerçek adını söylemesi şeklindeki eyleminde sahte kimlik ibrazının resmi evrakta sahtecilik suçu kapsamında kaldığı ve ayrıca iftira suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de
TCK’nun 267/1. maddesi gereğince 1 yıl olarak belirlenen temel ceza üzerinden aynı Yasanın 269/1. maddesi gereğince 4/5 indirim yapıldıktan sonra sanığın 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken, hesap hatası sonucu 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılması,
Sanık hakkında hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.