Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/10127 K.2010/7830
Özet: Tayyar’ın sahte arazi bildirerek gelir desteği alması iddiası bağlamında, sürecin 766/53 TCK uyarınca zamanaşımına tabi kılınması nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi 5.07.2010’de kararıyla davası ortadan kaldırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın gerçekte arazisi olmadığı ve tarımsal faaliyette bulunmadığı halde arazi beyan edip doğrudan gelir desteği aldığının iddia olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/7 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddelerinde öngörülen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturulup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta usul ekonomisi de gözetilerek CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın gerçekte arazisi olmadığı ve tarımsal faaliyette bulunmadığı halde arazi beyan edip doğrudan gelir desteği aldığının iddia olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/7 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddelerinde öngörülen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturulup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta usul ekonomisi de gözetilerek CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.