Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/7659 K.2010/8564
:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 173/228 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın, bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddelerinde öngörülen banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususda CMUK.nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca istem gibi ORTADAN KALDIRILMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 173/228 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın, bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddelerinde öngörülen banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususda CMUK.nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca istem gibi ORTADAN KALDIRILMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.