Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/7449 K.2012/1187
Özet: Uyuşmazlık, sanığın haksız şekilde elde ettiği kredi kartı ile birden fazla işyerinden alışveriş yaparak banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine göre sanığı 2 yıl 6 ay hapis, 1000 YTL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka ve kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 62, 53/1. mad. göre 2 yıl 6 ay hapis, 1000 YTL apc, hak yoksunluğu
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın haksız şekilde elde ettiği kredi kartı ile değişik zamanlarda birden fazla işyerinden alışveriş yaptığının anlaşılması karşısında anılan suçtan verilen cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve tespit edilen gün para cezası üzerinden TCK'nun 62. maddesi gereğince indirim yapıldıktan sonra TCK'nun 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre belirlenen miktar üzerinden adli para cezasının tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61/8. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan maddenin uygulama şekli gösterilmeden karar verilmesi yasaya aykırı,
4- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmüne göre, mağdur ...'nın sanık tarafından zararlarının bir kısmının karşılandığını, kısmi iadeye razı olduğunu belirtmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Banka ve kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 62, 53/1. mad. göre 2 yıl 6 ay hapis, 1000 YTL apc, hak yoksunluğu
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın haksız şekilde elde ettiği kredi kartı ile değişik zamanlarda birden fazla işyerinden alışveriş yaptığının anlaşılması karşısında anılan suçtan verilen cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve tespit edilen gün para cezası üzerinden TCK'nun 62. maddesi gereğince indirim yapıldıktan sonra TCK'nun 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre belirlenen miktar üzerinden adli para cezasının tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61/8. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan maddenin uygulama şekli gösterilmeden karar verilmesi yasaya aykırı,
4- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmüne göre, mağdur ...'nın sanık tarafından zararlarının bir kısmının karşılandığını, kısmi iadeye razı olduğunu belirtmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.