Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/6098 K.2011/20174
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: ..., Sanık ...: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1,51,51/1-3-8. mad.uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1 yıl denetim altında tutulmalarına
...: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1. mad.uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memura yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 27.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: ..., Sanık ...: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1,51,51/1-3-8. mad.uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1 yıl denetim altında tutulmalarına
...: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1. mad.uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memura yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 27.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.