Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/4890 K.2012/509
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı mahkemeye yöneltilen temyiz talepleriyle ilgilidir; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde, zamanaşımı nedeniyle davayı düşürmüş ve sanıkların beraatini sağlamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...: 765 sayılı TCK 342/1, 80, 59/2, 81/1-3 maddelerine göre 1 yıl 11 ay 11 gün hapis cezası, ..., ..., ...: Beraat
I-Katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 08.06.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar haklarında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizlerine gelince;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1-5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 18.01.2001 gün ve 2001/414-23 sayılı iddianame ile sanık hakkında Z 3058534 seri nolu, 26.05.2000 keşide tarih ve 3.875.000.000 meblağlı çeki sahte olarak düzenletip takibe koymak suçundan kamu davası açıldığı halde, dava dışına çıkılarak diğer sanıklar hakkındaki davaya konu edilen 14.06.2000 keşide tarihli çekin de sanık tarafından sahte olarak düzenletildiği kabul edilerek tayin olunan cezanın teselsül nedeniyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre; sanığın sahte olarak düzenlettiği 26.05.2000 ve 14.06.2000 tarihli çekleri farklı zamanlarda değişik kişilere vererek kullanmaktan ibaret eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme tek suç kabulü ile eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: ...: 765 sayılı TCK 342/1, 80, 59/2, 81/1-3 maddelerine göre 1 yıl 11 ay 11 gün hapis cezası, ..., ..., ...: Beraat
I-Katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 08.06.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar haklarında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizlerine gelince;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1-5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 18.01.2001 gün ve 2001/414-23 sayılı iddianame ile sanık hakkında Z 3058534 seri nolu, 26.05.2000 keşide tarih ve 3.875.000.000 meblağlı çeki sahte olarak düzenletip takibe koymak suçundan kamu davası açıldığı halde, dava dışına çıkılarak diğer sanıklar hakkındaki davaya konu edilen 14.06.2000 keşide tarihli çekin de sanık tarafından sahte olarak düzenletildiği kabul edilerek tayin olunan cezanın teselsül nedeniyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre; sanığın sahte olarak düzenlettiği 26.05.2000 ve 14.06.2000 tarihli çekleri farklı zamanlarda değişik kişilere vererek kullanmaktan ibaret eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme tek suç kabulü ile eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.