Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/4726 K.2011/22049
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında işyeri bildirgesi vermek için bir kişinin imzasını taklit ederek sahtecilik suçunu işlemiş olmasıdır. Mahkeme, bu eylemin “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” olarak değerlendirildiğini ve 765 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vererek, verilen cezanın ertelenmesini hükümlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanığın 765 S.Y.nın 345/1, 59/2, 647 S.Y.nın 6. maddelerine göre 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine.
Sanığın S.S. Anka Konut Yapı kooperatifinin temsilcisi olarak müşteki ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiği, inşaat yapı ruhsatının arsa sahibi müşteki adına alındığı, inşaata başlandığında çalışan işçiler adına işyeri ve işe giriş bildirgelerinin Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmesinin zorunlu olduğu, sanığın da katılan ...'ın yurtdışında olmasından dolayı adı geçenin imzasını taklit ederek anılan kuruma işyeri bildirgesi verme şeklindeki eyleminin, zaten yapılması zorunlu olan ve 765 sayılı TCK'nun 347. maddesine uyan gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.10.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanığın 765 S.Y.nın 345/1, 59/2, 647 S.Y.nın 6. maddelerine göre 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine.
Sanığın S.S. Anka Konut Yapı kooperatifinin temsilcisi olarak müşteki ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiği, inşaat yapı ruhsatının arsa sahibi müşteki adına alındığı, inşaata başlandığında çalışan işçiler adına işyeri ve işe giriş bildirgelerinin Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmesinin zorunlu olduğu, sanığın da katılan ...'ın yurtdışında olmasından dolayı adı geçenin imzasını taklit ederek anılan kuruma işyeri bildirgesi verme şeklindeki eyleminin, zaten yapılması zorunlu olan ve 765 sayılı TCK'nun 347. maddesine uyan gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.10.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.