Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/4709 K.2011/22290
Özet: Mahkeme, 3 yıl 19 ay 30 gün hapis cezasını kabul ederken, 765 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK kapsamında süresinin dolduğu gerekçesiyle suçun sonuçlandırılmasının yerine getirilmesi için kararını bozup düşürür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik-Kimliği hakkında yalan beyan
HÜKÜM: TCK 343/2, 350/1-3, 59/2, 68 maddeleri gereğince; 3 yıl 19 ay 30 gün hapis cezası.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte ehliyet tanzim edip kullanmak ve memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 20.10.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik-Kimliği hakkında yalan beyan
HÜKÜM: TCK 343/2, 350/1-3, 59/2, 68 maddeleri gereğince; 3 yıl 19 ay 30 gün hapis cezası.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte ehliyet tanzim edip kullanmak ve memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 20.10.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.