Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/3802 K.2011/24236
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, icra memuru sanığa yönelik resmi evrakta sahtekarlık ve görevi kötüye kullanma suçunu 5237 sayılı TCK ve ilgili kanunlara göre değerlendirdikten sonra, 765 sayılı TCK’nin 102/4 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının 29.12.2011’de oybirliği ile düşürülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun resmi evrakta sahtekarlığı
HÜKÜM: Beraat
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; icra memuru olan sanığa yüklenen eylemin hacizlere özel araç ile gittiği halde ticari araçla gitmiş gibi işlem yaparak ücret tahakkuk ettirmekten ibaret olup 765 sayılı TCK.nun 240, (5237 sayılı TCK.nun 257.) maddesinde yer alan "görevinin gereğine aykırı hareket ederek kişilere haksız kazanç sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, değişen suç vasfına göre yüklenen "görevi kötüye kullanma " suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.06.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memurun resmi evrakta sahtekarlığı
HÜKÜM: Beraat
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; icra memuru olan sanığa yüklenen eylemin hacizlere özel araç ile gittiği halde ticari araçla gitmiş gibi işlem yaparak ücret tahakkuk ettirmekten ibaret olup 765 sayılı TCK.nun 240, (5237 sayılı TCK.nun 257.) maddesinde yer alan "görevinin gereğine aykırı hareket ederek kişilere haksız kazanç sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, değişen suç vasfına göre yüklenen "görevi kötüye kullanma " suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.06.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.