Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/3009 K.2011/959
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, vergi usul kanununa muhalefet suçundan satılan vekilin defter ve belge gizlemek suçundan hükmünü kabul edip, sahte fatura kullanmak suçundan hükmü bozarak sanık hakkındaki kamu davasını ortadan kaldırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Beraat
I-Katılan vekilinin “defter ve belge gizlemek” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarında;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik araştırma yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin “sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen “sahte belge kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2001 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 15.05.2006 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Beraat
I-Katılan vekilinin “defter ve belge gizlemek” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarında;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik araştırma yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin “sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen “sahte belge kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2001 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 15.05.2006 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.