Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/23261 K.2011/23974
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 765 sayılı TC K'nun 102/4 maddesindeki beş yıllık asli dava zamanaşımı süresinin suçu ise 11.09.2000, iddianamenin 13.03.2007’de düzenlenmesi tarihine kadar gerçekleştiğini gözardı ederek 6 ay hapis cezasıyla hüküm koyduğu “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak” suçu için 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kararını bozdurarak, 765 sayılı TC K’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8 maddelerindeki zamanaşımı nedeniyle hükmü düşürme kararını kabul etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: Sanığın 765 sayılı Yasanın 343/2, 5237 sayılı Yasanın 51/1 ve 53. maddelerine göre 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.09.2000’den iddianamenin düzenlendiği 13.03.2007 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: Sanığın 765 sayılı Yasanın 343/2, 5237 sayılı Yasanın 51/1 ve 53. maddelerine göre 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.09.2000’den iddianamenin düzenlendiği 13.03.2007 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.