Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/22666 K.2012/16462
Özet: Mahkemede sahte belgelerde iğfal kabiliyetinin haiz olduğu kabul edilmesine rağmen, sanığın iki resmi belgede aynı anda sahtecilik yaptığı şekliyle 5237 sayılı Yasa kapsamındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını göstererek 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca karar BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyetini değerlendirme yetkisi mahkemenin takdirinde olup, suça konu belgeleri 12.06.2007 günlü oturumda inceleyen mahkemece iğfal kabiliyetini haiz oldukları kabul edildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
TCK’nun 43/1. maddesinde değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suçun oluşacağının öngörülmesi karşısında; sanığın suça konu iki resmi belgede sahtecilik fiilini aynı anda işlediğinin kabulünün gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyetini değerlendirme yetkisi mahkemenin takdirinde olup, suça konu belgeleri 12.06.2007 günlü oturumda inceleyen mahkemece iğfal kabiliyetini haiz oldukları kabul edildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
TCK’nun 43/1. maddesinde değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suçun oluşacağının öngörülmesi karşısında; sanığın suça konu iki resmi belgede sahtecilik fiilini aynı anda işlediğinin kabulünün gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.