Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/22252 K.2012/14798
Özet: Sanığın tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle, 13.09.2012 tarihli oybirliği kararıyla Mahkumiyet hükmü 5320 sayılı Yasadaki 8/1. maddesi uyarınca bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığa yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi sırasında tebligat parçasına sanığın tebligatın yapıldığı tarihte adresten uzun süreli ayrıldığı yurt dışında bulunduğu, şeklinde beyanda bulunan komşunun imzasının alınmaması sebebiyle tebligat usulsüz olup sanık müdafiinin 13.08.2007 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabulü gerekeceği belirlenerek yapılan inceleme gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sahteciliğin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla işlendiği, takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olmadığı ve cezanın ertelemesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığa yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi sırasında tebligat parçasına sanığın tebligatın yapıldığı tarihte adresten uzun süreli ayrıldığı yurt dışında bulunduğu, şeklinde beyanda bulunan komşunun imzasının alınmaması sebebiyle tebligat usulsüz olup sanık müdafiinin 13.08.2007 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabulü gerekeceği belirlenerek yapılan inceleme gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sahteciliğin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla işlendiği, takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olmadığı ve cezanın ertelemesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.