Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/21672 K.2011/8036
Özet: Sanık, 2004 yılında kişinin hüviyetine ilişkin yalan beyan suçundan 825 YTL idari para cezasına çarptırıldı; mahkeme, 2011’de temyiz itirazlarını kabul ederek, 765 sayılı TCK’nın ilgili madde ve zamanaşımına göre davanın 2023’de STOPUN ise bozurulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK. nun 356,59/2 ve 647 SK.nun 4 mad göre 825 YTL apc
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2, CMUK. nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK. nun 356,59/2 ve 647 SK.nun 4 mad göre 825 YTL apc
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2, CMUK. nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.