Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/20685 K.2012/16864
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı açılan kamu davası ve bu davaya ilişkin temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, hem kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasını hem de sanıkları 9 yıl hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırmayı kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1-Sanıklar hakkında kamu kurumunu dolandırmak suçundan, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına.2-Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43, 53/1-3. maddeleri uyarınca 9'ar yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, kısıtlama uygulanmasınaI- Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında açılan kamu davasından 14.03.2001 günlü ara kararı uyarınca çıkarılıp 16.04.2001 tarihinde tebliğ edilen davetiye ile haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nun 238. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mahkemeye başvurmayan, katılma isteminde bulunup katılan sıfatını kazanmayan ve bu nedenle temyiz davası açmaya yetkisi bulunmayan şikayetçi kurum adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; 1- Sanık ...'ın savunmasında "daha sonra aldığım bir ihbar üzerine vergi dairesi müdürlüğünü önce telefon sonra faks ile uyardım, ödemenin durdurulmasını sağladım" şeklinde diğer sanık ...'i suçlayıcı beyanlarda bulunması nedeniyle aralarında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve CMK'nun 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken, sanık ...'in kendi seçtiği müdafiin diğer sanık ...'a zorunlu müdafii olarak atanması, 2- Kabule göre ise de; a) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, yokluğunda atanan ve atandığından sanığın haberdar edilmediği müdafiye ek savunma verilmesi ile yetinilerek TCK'nun 204/2, 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b) 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı gözetilmeksizin sanık ...'in 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 204/2. maddesinin uygulanması, c) Memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK.nun 339. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinin 2. fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK.nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 3 yıldan 10 yıla kadar olan ceza içinden 6 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesi uyarınca uygulanması düşünülen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı davranılarak yazılı şekilde fazla ceza tayini, c) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: 1-Sanıklar hakkında kamu kurumunu dolandırmak suçundan, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına.2-Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43, 53/1-3. maddeleri uyarınca 9'ar yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, kısıtlama uygulanmasınaI- Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında açılan kamu davasından 14.03.2001 günlü ara kararı uyarınca çıkarılıp 16.04.2001 tarihinde tebliğ edilen davetiye ile haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nun 238. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mahkemeye başvurmayan, katılma isteminde bulunup katılan sıfatını kazanmayan ve bu nedenle temyiz davası açmaya yetkisi bulunmayan şikayetçi kurum adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; 1- Sanık ...'ın savunmasında "daha sonra aldığım bir ihbar üzerine vergi dairesi müdürlüğünü önce telefon sonra faks ile uyardım, ödemenin durdurulmasını sağladım" şeklinde diğer sanık ...'i suçlayıcı beyanlarda bulunması nedeniyle aralarında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve CMK'nun 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken, sanık ...'in kendi seçtiği müdafiin diğer sanık ...'a zorunlu müdafii olarak atanması, 2- Kabule göre ise de; a) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, yokluğunda atanan ve atandığından sanığın haberdar edilmediği müdafiye ek savunma verilmesi ile yetinilerek TCK'nun 204/2, 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b) 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı gözetilmeksizin sanık ...'in 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 204/2. maddesinin uygulanması, c) Memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK.nun 339. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinin 2. fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK.nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 3 yıldan 10 yıla kadar olan ceza içinden 6 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesi uyarınca uygulanması düşünülen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı davranılarak yazılı şekilde fazla ceza tayini, c) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.