Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/17820 K.2012/1420
Özet: Uyuşmazlık, sanığın pazarlama elemanı olarak çalıştığı şirkette teminat amacıyla verilen boş senedin doldurulup takibe konulması ve bu eylemin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu iddiası üzerine açılmıştır. Mahkeme, 29.06.2004 tarihli suçun zamanaşımına uğradığını belirterek, sanığın kamu davasının düşürülmesine ve ilgili kararın bozulmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Beraat kararına ilişkin
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'un müdürlüğünü yaptığı şirkette pazarlama elemanı olarak çalışan katılan ...'nun işe başlarken ilerde meydana gelebilecek zarar nedeniyle teminat amaçlı imzalı boş senet verdiği, işten ayrılması sırasında senedin iadesini istediğinde şirket tarafından verilmediği ve daha sonra 35.000,00 TL bedelli doldurularak takibe konulduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ...'ın 35.000,00 TL bedelli olarak doldurulup takibe konulan senedin, ... tarafından işe girerken teminat amaçlı verilen imzalı boş senet olduğunu kabul ettiği ancak ...'ın şirketin mal sattığı başka yerlerden emanet mal alıp, şirketin mallarını da düşük fiyata sattığının tespit edilmesi üzerine zararın faiziyle hesaplanarak senedin doldurulduğunu ve takibe konulduğunu beyan ettiği, katılan ... hakkında sanık ...'ın beyanlarında geçen eylemler nedeniyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu ve Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2007 tarihinde kesinleşen kararı ile 2004 yılı olan suç tarihinde ...'ın pazarlama elemanı olarak çalıştığı şirkette müşterilerden tahsil ettiği paraları şirkete iade etmediği, piyasa fiyatının altında mal satışı yaptığı, kendisine ve yakınlarına karşılıksız mal dağıttığı bu suretle şirkete karşı emniyeti suistimal suçunu işlediğinden bahisle erteli cezaya hükmolunduğu, şirket muhasebe müdürü ...'nın tanık olarak alınan beyanlarında da ...'ın mal satışı ve tahsil ettiği paralar hususunda usulsüzlükler tespit edildiğini belirttiği görülmekle; oluşa ve kabule göre; katılan ... tarafından teminat amaçlı imzalı ve boş olarak verilen senedin şirkete verdiği zararın karşılanması amacıyla sanık ... tarafından doldurulduğu ve takibe konulduğu, senetteki bedel kısmının şirket zararından fazla olarak doldurulduğunun tespiti halinde sanığın eyleminin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı, bu halde sanık üzerine atılı eylemin de suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 509/1. maddesi kapsamında bulunduğu, değişen suç vasfına göre de sanığın üzerine atılı ' açığa atılan imzanın kötüye kullanılması' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Beraat kararına ilişkin
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'un müdürlüğünü yaptığı şirkette pazarlama elemanı olarak çalışan katılan ...'nun işe başlarken ilerde meydana gelebilecek zarar nedeniyle teminat amaçlı imzalı boş senet verdiği, işten ayrılması sırasında senedin iadesini istediğinde şirket tarafından verilmediği ve daha sonra 35.000,00 TL bedelli doldurularak takibe konulduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ...'ın 35.000,00 TL bedelli olarak doldurulup takibe konulan senedin, ... tarafından işe girerken teminat amaçlı verilen imzalı boş senet olduğunu kabul ettiği ancak ...'ın şirketin mal sattığı başka yerlerden emanet mal alıp, şirketin mallarını da düşük fiyata sattığının tespit edilmesi üzerine zararın faiziyle hesaplanarak senedin doldurulduğunu ve takibe konulduğunu beyan ettiği, katılan ... hakkında sanık ...'ın beyanlarında geçen eylemler nedeniyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu ve Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2007 tarihinde kesinleşen kararı ile 2004 yılı olan suç tarihinde ...'ın pazarlama elemanı olarak çalıştığı şirkette müşterilerden tahsil ettiği paraları şirkete iade etmediği, piyasa fiyatının altında mal satışı yaptığı, kendisine ve yakınlarına karşılıksız mal dağıttığı bu suretle şirkete karşı emniyeti suistimal suçunu işlediğinden bahisle erteli cezaya hükmolunduğu, şirket muhasebe müdürü ...'nın tanık olarak alınan beyanlarında da ...'ın mal satışı ve tahsil ettiği paralar hususunda usulsüzlükler tespit edildiğini belirttiği görülmekle; oluşa ve kabule göre; katılan ... tarafından teminat amaçlı imzalı ve boş olarak verilen senedin şirkete verdiği zararın karşılanması amacıyla sanık ... tarafından doldurulduğu ve takibe konulduğu, senetteki bedel kısmının şirket zararından fazla olarak doldurulduğunun tespiti halinde sanığın eyleminin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı, bu halde sanık üzerine atılı eylemin de suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 509/1. maddesi kapsamında bulunduğu, değişen suç vasfına göre de sanığın üzerine atılı ' açığa atılan imzanın kötüye kullanılması' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.