Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/17005 K.2012/1010
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi evrakta sahtekarlık
**HÜKÜM:** 1- ...: Beraat
2- Sanıklar ..., ...: Suç vasfında değişiklik nedeniyle eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 342. maddesi delaletiyle 347/1. maddesine uyduğu anlaşılmakla, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına
1-)Sanık ... müdafinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, değişen suç vasfı nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK'nun 347. maddesindeki suçu oluşturacağı ve bu suçun zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği sanık müdafii tarafından bu kararı temyizde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından sanık ... müdafinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılanlar vekilinin sanıklar ... ve ...'a yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Oluşa uygun kabule göre, sanıklar ... ve ...'a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 347. maddesindeki “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre adı geçen sanıklar ... ve ...'a yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği mahkemece gerekçeleri dosya içeriğine uygun biçimde gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-)Katılanlar vekilinin, sanık ...'nun “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Baba oğul olan sanıklar ... ve ...'ın, katılanların murisinden olan alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla, meblağında tahrifat yaptıkları kambiyo senedini 17.02.1998 tarihinde icra takibine koydukları ve satış aşamasına gelindiğinde senet alacaklısı ...'ın 13.09.2001 tarihinde, takibe konu alacağının büyük bir kısmını sanık ...'ya temlik ettiği böylece sanık ...'in de diğer sanıklar ... ve ...'ın suçlarına bu tarih itibariyle iştirak ettiği iddiasından ibaret olayda, adı geçen sanık ...'in eyleminin de 765 sayılı TCK.nun 347.maddesindeki suçu oluşturabileceği ve bu sanık yönünden suç tarihinin alacağın temlik edildiği 13.09.2001 olacağı anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanık ...'ya yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.02.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi evrakta sahtekarlık
**HÜKÜM:** 1- ...: Beraat
2- Sanıklar ..., ...: Suç vasfında değişiklik nedeniyle eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 342. maddesi delaletiyle 347/1. maddesine uyduğu anlaşılmakla, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına
1-)Sanık ... müdafinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, değişen suç vasfı nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK'nun 347. maddesindeki suçu oluşturacağı ve bu suçun zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği sanık müdafii tarafından bu kararı temyizde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından sanık ... müdafinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılanlar vekilinin sanıklar ... ve ...'a yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Oluşa uygun kabule göre, sanıklar ... ve ...'a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 347. maddesindeki “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre adı geçen sanıklar ... ve ...'a yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği mahkemece gerekçeleri dosya içeriğine uygun biçimde gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-)Katılanlar vekilinin, sanık ...'nun “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Baba oğul olan sanıklar ... ve ...'ın, katılanların murisinden olan alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla, meblağında tahrifat yaptıkları kambiyo senedini 17.02.1998 tarihinde icra takibine koydukları ve satış aşamasına gelindiğinde senet alacaklısı ...'ın 13.09.2001 tarihinde, takibe konu alacağının büyük bir kısmını sanık ...'ya temlik ettiği böylece sanık ...'in de diğer sanıklar ... ve ...'ın suçlarına bu tarih itibariyle iştirak ettiği iddiasından ibaret olayda, adı geçen sanık ...'in eyleminin de 765 sayılı TCK.nun 347.maddesindeki suçu oluşturabileceği ve bu sanık yönünden suç tarihinin alacağın temlik edildiği 13.09.2001 olacağı anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanık ...'ya yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.02.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.